Milletler Cemiyeti’ne Girişimiz (18 Temmuz 1932)

MİLLETLER CEMİYETİ’NE GİRİŞİMİZ (18 TEMMUZ 1932) Milletler Cemiyeti, Wilson İlkeleri doğrultusunda I. Dünya Savaşı sonunda kuruldu (Cenevre-1920). Yeni Türk Devleti uluslar arası sorunların barışçıl yollardan çözülmesinden yana olduğundan ve özellikle Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesine bağlı olduğundan, 18 Temmuz 1932’de bu cemiyetten gelen çağrı üzerine Milletler Cemiyeti’ne üye olarak katıldı. Ancak bu cemiyet giderek amacından saptı ve …

Devamını Okuyun »

Türk-İngiliz İlişkileri Irak Sınırı ve Musul Sorunu

TÜRK-İNGİLİZ İLİŞKİLERİ Irak Sınırı ve Musul Sorunu İngilizler, Mondros’un 7. maddesine dayanarak Musul’u işgal etmişlerdi. TBMM Kurtuluş Savaşı ile uğraştığından bu sorunla yeterince ilgilenemedi. Türkiye, Lozan görüşmelerinde, Musul’un Misak-ı Milli sınırları içinde bulunduğunu ileri sürerek, geri verilmesini istedi. Konferansa katılan ülkelerin tümü İngilizleri tutuyordu. Bu durum karşısında Irak sınırının belirlenmesi işi sonraya bırakıldı. Musul sorununun çözümlenmesi için İngilizlerle ilk kez …

Devamını Okuyun »

Türk-Fransız İlişkileri

TÜRK-FRANSIZ İLİŞKİLERİ Lozan, Türkiye’nin siyasal yaşamındaki tüm sorunları çözememiştir. Fransa ile aramızda çözümlenemeyen şu sorunlar kalmıştı: Lozan’dan kalan Osmanlı Borçları: Osmanlılar en çok Fransa’ya borçlu idi. Lozan’da kapitülasyonlar kaldırılmış, bunun yanında Dûyun-u Umumiye de kaldırılmıştı. Osmanlı borçlarının paylaşılması ve bize düşen bölümünün kağıt para olarak eşit taksitlerle ödenmesi kararlaştırılmıştır. Ancak 1929’da dünyayı kasıp kavuran ekonomik kriz sonucunda borçların ödenmesi zorlaştı. …

Devamını Okuyun »

Türk-Yunan İlişkileri Nüfus Mübadelesi (Değiş-Tokuş): 10 Haziran 1930

TÜRK-YUNAN İLİŞKİLERİ Nüfus Mübadelesi (Değiş-Tokuş): 10 Haziran 1930 Lozan Antlaşmasına göre İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkler karşılıklı olarak değiştirilecekti. Ancak Yunanistan Türkiye’de, özellikle İstanbul’da çok sayıda Rum bırakmak istiyordu. Amacı bu sayede Türk Hükümeti’nin içişlerine karışabilmekti. Türk Hükümeti ise İstanbul’a yerleşmenin Türk kanunlarına göre olacağını ileri sürerek bunu kabul etmedi. Anlaşmazlık Uluslararası Adalet Divanı’na götürüldü. Ama divan anlaşmazlığı çözümleyemedi. …

Devamını Okuyun »

Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası

ATATÜRK DÖNEMİ TÜRK DIŞ POLİTİKASI GENEL BAKIŞ Türkiye, Batı ve Doğu arasında bir köprü oluşturmaktadır. Jeopolitik önemi böylesine kritik bir ülkenin varlığını korumada yalnız askeri gücüne değil, aynı zamanda diplomasiye de dayanması tabiidir. Birçok yabancı yazarın Türk devlet adamlarını “doğuştan diplomat” olarak kabul etmesi sebepsiz değildir. Mustafa Kemal Atatürk’te askeri niteliklerinin yanı sıra bu vasıfların üstün bir şekilde mevcut olduğunu …

Devamını Okuyun »

İki Dünya Savaşı Arasında Avrupa’nın Ekonomik Durumu

İKİ DÜNYA SAVAŞI ARASINDA AVRUPA’NIN EKONOMİK DURUMU Dünyanın yeni bir savaşa doğru sürüklenmesi, 1919 – 1931 yılları arasında yaşanan büyük ekonomik çöküntüyle başlamıştı. 1929 ekonomik bunalımı, mali alandan sanayiye ABD’den tüm dünyaya yayılmıştı. Amerika, Avrupa’ya verdiği krediyi ve bu kıtada yaptığı yatırımları durdurmuştur. Bunalım ortaya çıkıncaya kadar, Almanya, Amerika’dan aldığı krediyle İngiltere ve Fransa’ya onarım borcunu ödüyordu. İngiltere ve Fransa …

Devamını Okuyun »

1929 Dünya Ekonomik Bunalımı

1929 DÜNYA EKONOMİK BUNALIMI I. Dünya Savaşı’nın ardından barış çabaları sürerken 1929’da Amerika’da patlak veren dünya ekonomik buhranı kısa zamanda tüm dünyada etkilerini göstermeye başladı. a) Krizin Sebepleri  Amerikan ekonomisinin büyük bölümünün holdinglere dayanması (1929 yılında Amerika’da ekonomide %50 üzerinde söz hakkı olan holding sayısı 200 civarındaydı. Bu sayılar bir tek holdingin bile iflasının ekonomiyi sarsmaya yeterli olduğunun göstergesiydi.)  Bankacılık …

Devamını Okuyun »

Japonya’nın Uzakdoğu’da Yeni Bir Güç Olarak Ortaya Çıkması

JAPONYA’NIN UZAKDOĞU’DA YENİ BİR GÜÇ OLARAK ORTAYA ÇIKMASI    Japonya, 1845’ten itibaren Batı’ya açılma politikası izledi çünkü Japonlar, Batı tekniğine ulaşamazlarsa, Avrupa tarafından sömürülüp ezileceklerini fark etmişlerdi. 1845’ten sonra, Batı’nın düzeyine çıkmak için Amerika ve Avrupa’ya yüzlerce öğrenci gönderdiler. Bir yandan da idari ve sosyal yapılarını değiştirmeye başladılar. MEİJİ RESTORASYONU (AYDIN HÜKÜMET) (1868 – 1912) İmparator Mutsihito’nun 1868’de kabul ettiği …

Devamını Okuyun »

İngiltere Ve Fransa’nın Ortadoğu Politikası

İNGİLTERE VE FRANSA’NIN ORTADOĞU POLİTİKASI a) Ortadoğu’nun Tanımı ve Önemi Tarihin eski dönemlerinden beri çeşitli uygarlılara sahne olan ve eski dünya kıtalarının merkezi konumunda sayılan Orta Doğu Asya, Afrika ve Avrupa kıtalarının kesişme bölgesinde yer alır. Kuzeyden Rusya Federasyonu, doğudan Hindistan, güneyden Hint Okyanusu, güneybatıdan Afrika ülkeleri ve kuzeybatıdan ise Avrupa ülkeleriyle sınırdır. Bugün bölgede, 18 ayrı bağımsız devlet bulunmaktadır. …

Devamını Okuyun »

Sovyetler Birliğinin Kuruluşu Ve Güçlenmesi / Basmacı Hareketi

SOVYETLER BİRLİĞİNİN KURULUŞU VE GÜÇLENMESİ / BASMACI HAREKETİ SSCB Vladimir İlyiç Lenin’in başkanlığındaki Bolşevik Partisi’nin 1917’de Bolşevik İhtilali’nden sonra iktidarı ele geçirmesiyle kuruldu. Devrim yapıldığı sırada Rusya, I. Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri bloğunda savaşıyordu. Bolşevik Partisi’nin ilk önemli icraatı Rusya’yı Brest – Litowks Antlaşması ile bu savaştan çıkarmak oldu ve Rusya bu antlaşma ile Finlandiya, Litvanya, Polonya, Ukrayna, Batum, Kars …

Devamını Okuyun »