Ege Uygarlıkları

EGE UYGARLIKLARI

9.Harita-Ege ve Yunan Uygarlığı

Ege medeniyeti Ege Denizi’ne kıyısı olan Girit, Yunanistan, Makedonya, Trakya, Batı ve Güneybatı Anadolu’da yaşayan topluluklar tarafından kurulmuştur. Girit, Miken ve Yunan uygarlıklarından oluşur. İlk ortaya çıktığı yer Girit’tir.

 

GİRİT UYGARLIĞI

Genel Özellikleri:

1) Ege’de kurulan en eski uygarlıktır Ege medeniyetlerinin temelini oluşturmuşlardır.

2) Cilâlı Taş Devri ile başlayan uygarlıkta M.Ö. 3000 yıllarına doğru Maden Devri’ne geçildi.

3) MÖ 1400’lerdeAka (Miken), M O 1200de Dor istilâsına uğramış ve ortadan kalkmıştır.

4) Girit’te güçlü bir krallık sisteminin varlığı bilinmektedir.

5) İlk denizciler Giritlilerdir. Denizcilikte, deniz ulaşımında ve ticarette gelişmişlerdir. Giritliler, Yunanistan, Suriye ve Mısır’la ticaret yapmışlardır.

6) Arkeolojik araştırmalar sonucunda adadaki kazılarda ev kalıntıları arasında değirmen taşlarının bulunması, bu devir insanlarının balıkçılık ve avcılık yanında ziraatla de uğraştıklarını göstermektedir.

7) Çok tanrılı inancı benimsemişlerdir.

8) Giritçe adıyla bilinen yazıları henüz okunamamıştır. Mimaride gelişmişler çok katlı saraylar yapmışlardır Günümüze ulaşan en önemli eserleri Knossos Sarayı’dır.

9) Bu dönem insanları ev yapımı yanında mezar yapımına da önem vermişlerdir. Bu mezarlarda altın ve gümüş eserler, fildişi mühürler, taş veya bakırdan yapılmış türlü aletler, çifte baltalar çıkarılmıştır.

10) Giritliler, güçlü bir donanmaya sahip olduklarından adadaki saray ve şehirlerin etrafına sur yapma ihtiyacı duymamışlardır.

11) Akalar tarafından uygarlıklarına son verilmiştir.

 

MİKEN UYGARLIĞI

Genel Özellikleri:

1) MÖ. 2000’de Orta Avrupa’dan gelen Akalar tarafından kurulmuştur. Girit’in devamı niteliğindedir.

2) Mora yarımadası Yunanistan, Girit ve Kıbrıs ı işgal etmişlerdir.

3) Savaşçı bir toplumdur.

4) Deniz ticaretinde gelişmişlerdir.

5) Büyük saraylar ve anıt mezarlar yapmışlardır. En önemli eserleri şato denilen kral saraylarıdır. (Miken şatoları) Miken uygarlığının en önemli sanat eserleri Miken ve Tirins Şatoları ile kuyu mezarlarıdır.

6) Grekçe’nin temelini atmaları bu uygarlığın diğer özelliklerindendir.

7) Boğazlar’ın hâkimiyeti için Truvalılar’la yaptıkları savaşlar (Truva Savaşları) meşhurdur. Miken Krallığı ile Truvalılar arasında Çanakkale boğazına egemen olmaktan kaynaklanan çatışmalar bu devletin en önemli siyasi olayıdır (M.O. 15. yüzyıl). Bu savaşlar Homeros’un İlyada Destanı’na konu olmuştur.

8) Dini yönden Giritlilerden etkilenen Miken halkı, mezarlara ölüyle birlikte değerli eşyalar koyarak ölümden sonra yeni bir hayatın başladığı görüşünü benimsemişlerdir.

9) Miken halkı yeni yerler keşfetmek isteğiyle Girit, Kıbrıs ve Anadolu’nun güneybatısına seferler yapmışlardır. Akalar, boğazların hâkimiyeti için Truvalılarla savaşmışlardır.

10) Girit uygarlığından etkilenmişlerdir.

11) M.Ö 1200’de Dor göçleri sonunda yıkılmışlardır.

 

YUNAN UYGARLIĞI

Genel Özellikleri:

1) MÖ. II. bin yılda Anadolu’dan gelen insanlar, Yunanistan’a maden kültürünü getirdiler. Yunanistan’a yerleşen Akalar’ın egemenliğine M. Ö. XII. yüzyılda Dorlar son verdiler.

2) Yunanistan polis adı verilen şehir devletlerinin birleşmesiyle kurulmuştur. En önemlileri Atina, Isparta, Larissa, Korint ve Tebai’dir. Bunlardan Atina ve Isparta Yunan tarihinde oldukça önemli rol oynamışlardır.

3) Dorların Mora ve çevresini işgal etmelerinden sonra oluşan uygarlıktır. En parlak devrini M.Ö. 5 ve 4. yüzyıllarda yaşamıştır.

4) Atina, Isparta, Larissa, Korint, Tebai gibi şehir devletlerinin kolonizasyon girişimleri sonunda, Yunan dili ve kültürü yeni alanlara yayılmış ve ticaret gelişmiştir.

5) Polis adı verilen şehir devletleri tamamen bağımsızdı. Önceleri krallıkla yönetilen polislerde, zamanla güçlenen asillerin baskısıyla aristokratik yönetime geçildi. Orta sınıf, köylülerle birleşerek aristokratlarla mücadele ettiler.

Isparta dışındaki şehirlerde halk yönetimleri kuruldu.

Yönetim şekli asillerin üstünlüğüne dayalı demokrasiydi. Ama bu herkesin ihtiyacına cevap vermiyordu (Aristokratik Demokrasi). Yunanistan’da uygulanan yönetim, bilinen ilk demokrasi olarak kabul edilir.

Ordu: Yunanistan’da şehir devletleri, köylülerin ve kölelerin ayaklanmalarından çekindikleri için güçlü ordular bulundurmaktaydı. En güçlü deniz gücü Atina’da, kara ordusu da Isparta’da bulunmaktaydı. Dış düşmanlara karşı birleşen şehir devletleri, savaşın durumuna göre Atina ya da Isparta’nın öncülüğünde birleşirlerdi.

Toplum: Yunanlılarda toplum sınıflara ayrılmıştır ve sınıflar arasında eşitsizlik vardır

Ekonomi: Tarım alanları az olduğundan ticarette gelişmişler ve koloniler kurarak zenginleşmişlerdir.

Hukuk: Yunanistan’da kanunlar aristokratik özellikteydi. Asillerin ayrıcalıklarını korumak amacıyla hazırlanan kanunlar, Mezopotamya izleri taşımakta ve ağır cezaları içermekteydi. Drakon, Solon ve Kleisthenes döneminde önemli düzenlemeler (reformlar) yapılmıştır. Sınıflar arası mücadelelere; Drakon, Solon ve Kleisthenes’in reformlarıyla çözüm aranmıştır.

Drakon; soyluları koruyan, alt sınıflara ise ağır cezalar getiren kanunları yürürlüğe koydu. Kan davalarını önlemeye yönelik ceza kanunlarını çıkardı. Ancak asillerin haklarını koruduğu için karşı çıkıldı.

Solon: Drakon’a göre ılımlı kanunlar oluşturdu. Köylülerin borçlarını affetti. Borçlu-köle bağlantısını kaldırdı. Doğuştan soylu kavramını değiştirdi. Halk, gelirlerine göre sınıflara ayrıldı. Halk meclisleri gibi yönetim birimleri oluşturuldu. Ancak bu uygulamalar da sınıflar arası mücadeleyi yok edemedi.

Kleisthenes; Zenginlikten sınıf farklılıklarını tamamen ortadan kaldırarak, Asillerin seçtiği Dört yüzler Meclisi yerine halkın seçtiği Beşyüzler Meclisi adıyla yeni bir meclis oluşturdu.

Din: Yunanistan’da çok tanrılı ve putperest inanç yaygındı. İnançlarında Anadolu, Mezopotamya ve Girit etkisi görülür. Tanrılar insan boyutunda fakat ölümsüz kabul edilirdiTanrılar, insan gibi bir fiziki yapıya sahiptir, İnsanın duygusal ve fiziksel gereksinimleri onlar için de geçerlidir. Tanrıların insan boyutunda düşünülmesi; Heykel ve resim sanatının gelişmesine, Onları eğlendirmek için ilk olimpiyatların düzenlenmesine (MÖ.776), Olimpos dağının Tanrılar şehri olarak kabul edilmesine, Baştanrı olarak Zeus’un benimsenmesine, Saray tipinde tapınakların (tanrı evi) yapılmasına, Yunan mitolojisine tanrıların âşıkları, evlenmeleri, savaşları gibi konuların girmesine neden olmuştur. Bu durum; Yunan bilim, sanat, mimari, spor ve edebiyat gibi bilimlerin çok fazla gelişmesini sağlamıştır. Bu inanç yapısı Yunan insanına fazla fedakârlık yüklememiş ve düşüncenin gelişimine katkı sağlamıştır

Yazı-Dil-Edebiyat-Bilim-Sanat: Yunanlılar, Fenike alfabesini kullanmış ve geliştirmişlerdir.

Yunan edebiyatının en eski eseri Homeros’un İlyada ve Odesa destanlarıdır. Yunan halkında birleştirici etki yapmıştır. Tiyatro, tabiat tanrısı Diyanizos adına yapılan törenlerden çıkmıştır. Trajedide Sofakles, komedide de Aristofanes ünlü isimlerdir. Yunanistan’da felsefe, tarih, tıp, aritmetik, geometri ve astronomi bilimleri de gelişmiştir: Felsefe: Sokrates, Eflatun, Aristo Tarih: Herodot, Tukidides, Ksenefon Tıp: Hipokrat

Tarih, eski Yunanistan’da bilim dalı olarak ortaya çıkarken, modern tıbbın temeli de yine burada atılmıştır. Yunan sanatında mimari, heykel ve resmin önemli yeri vardır. Tiyatro binaları, tapınaklar, tanrı ve insan heykellerinde güzel örnekler vermişlerdir. Olimpiyatlar, Tanrıları adına yaptıkları spor, müzik ve şiir yarışmalarının adıydı.

 

Ege Uygarlıklarında Kültür ve Medeniyet

Devlet Yönetimi: Yunanistan’da her polis (şehir) ayrı bir devletti. Bu şehir devletleri iç ve dış siyasetlerinde bağımsızdı. Kanunlarını kendileri yapıyor ve uyguluyorlardı. Başlangıçta şehir devletleri krallar(baş yargıç-başrahip-başkomutan) tarafından yönetiliyordu. Yunanistan’da şehir devletlerinin halkı özgürlüğüne son derece düşkündü. Başka bir şehir devletinin egemenliği altına girmek en büyük felaket sayılıyordu. Bu nedenle Yunan şehirleri arasında siyasi birlik kurulamamıştır. Atina’da MÖ 8. yüzyılda soylular, kralları devirerek aristokratik cumhuriyeti kurmuşlardır. Aristokratik cumhuriyeti idaresinde, ülke yönetiminde soylular sınıfı egemendir. Asiller kendi aralarında devletin idaresi için Arhon adını verdikleri 9 yüksek memurdan oluşan bir hükümet kurmuşlardır. Arhonların birincisi devlet başkanı, ikincisi başrahip, üçüncüsü ise ordu komutanı idi. Diğer altısı ise, adalet işleriyle ilgilenirdi. Arhonlarla birlikte devlet yönetiminde asilerden oluşan (Areopag) de etkili idi. Savaş zamanında asiller, yönetimi Tiran adı verilen diktatörlere bırakırlardı. Yunanistan’da ticaret hayatının gelişmesi sonucunda tüccar, sanayici, gemici ve sanatkârlardan oluşan bir orta sınıf doğdu. MÖ 700’de yönetime katılmak isteyen orta sınıf köylüler ile birleşerek aristokratlara karşı mücadeleye giriştiler. Bu mücadeleler sonucunda Solon ve Klistenes kanunları ile sınıflar arasındaki ayrıcalıklar kaldırılmaya çalışıldı. Sonuçta Yunan şehir devletlerinde halk yönetimde söz sahibi olmuştur. Isparta ise kent yönetimini devam ettiren tek kent devleti olarak kaldı.

Din ve İnanış: Ege medeniyetleri dini inanışlarının kaynağını Girit, Anadolu ve Mezopotamya’dan almışlardır. Yunanlılar da bu medeniyetlerin dini yapılarından etkilendiler.

Çok tanrılı bir inanışa sahip olan Yunanlılar, tanrılarını insan boyutlarında düşünmüşlerdir. Yunanistan’da fikrî gelişmeyi sınırlandırmayan ve fedakârlık gerektirmeyen bir din ortaya çıktı. Yunanlılar tanrılarının yardımını almak veya öfkesini yatıştırmak için spor, müzik ve şiir yarışmalarına önem verdiler. Bunların en ünlüsü ilk kez M.Ö. 776’da kutlanan ve dört yılda bir tekrarlanan Zeus adına düzenlenen olimpiyat oyunlarıdır.

Ordu: Kölelerin güçlenmesinden ve ayaklanmasından çekinen Yunan şehir devletleri büyük askeri güç bulundurmuşlardır. Isparta kara, Atina ise donanma yönüyle Yunanistan’ın en güçlü ordusunu kurmuştur.

Sosyal ve İktisadi Hayat: Yunanistan’da halk, aristokratlar (soylular), tüccarlar (sanayiciler) ve küçük toprak sahipleri (köylüler) olmak üzere üçe ayrılıyordu. Toprakların büyük bölümü ve yönetim soyluların elinde bulunuyordu. Yunan kolonilerinin kurulması ve yaygınlaşması sonucunda tüccar ve sanayiciler güçlü bir sınıf haline geldiler. Bu sınıflamanın dışında yer alan Köleler, üretimde asıl gücü oluşturmalarına rağmen hiçbir hakka sahip değildiler. Yunanlılarda rahipler, imtiyazlı bir sınıf olarak görülmemiş, dini hizmetleri yerine getirmekle görevli devlet memurları sayılmıştır. Yunanlılar, ülkenin küçük ve dağlık olması, tarıma elverişli pek az yeri bulunması, nüfusun artmasıyla toprak ihtiyacının doğması, ticaret ve sanayinin gelişmesi, macera peşindeki insanların yurt aramaları gibi nedenlerle Akdeniz ve Karadeniz’in çeşitli yerlerinde koloniler kurmuşlardır. Kolonizasyon hareketi sayesinde yeni topraklar elde edilmiş, ticaret gelişmiş, güçlü bir tüccar sınıfı ve ticaret filosu ortaya çıkmıştır. Ticaretle uğraşmayan halk geçimini zeytincilik, balıkçılık ve hayvancılık gibi alanlardan sağlamıştır.

Yazı, Dil ve Edebiyat: Yunanlılar M.Ö. VIII. yüzyıl başlarında Fenike alfabesini İyonyalılardan alarak kullandılar. En eski ve en önemli edebî eserleri Homeros’un İlyada ve Odesa destanlarıdır. Batı Anadolu kıyılarında ortaya çıkan bu destanlar, eğitim ve milli birlik duygularının pekiştirilmesi yönüyle Yunanlıları etkilemiştir.

Yunanlılar tiyatro ve güzel konuşma sanatına da önem verdiler. Sofokles, Öripides ve Aristofanes Yunanlıların ünlü tiyatrocularındandır.

Bilim ve Sanat: Yunanlılar felsefe, tarih, aritmetik, geometri, tıp ve astronomi alanlarında ileri gitmişlerdir. Felsefe, Batı Anadolu’da doğup Yunanistan’a geçti. Yunan felsefesinin temsilcileri Sokrat, Eflâtun ve Aristo’dur.

M.Ö. V. yüzyılda tarih bilim dalı olarak ortaya çıktı. Yunanistan’da tarihçilik Heredot’la başladı ve Tuki-dides ile en yüksek seviyeye ulaştı. Ayrıca Hipokrat modern tıbbın kurucusu olmuştur. Yunan sanatının en önemli eserleri mimari, resim ve heykeltıraşlık alanlarında ortaya çıkmıştır. Birçok tiyatro, tapınak, tanrı ve insan heykelleri yapılmıştır.

Hakkında Yorgun

Yorgun... Bir tarih öğretmeni... En iyisini bildiğini iddia etmiyor... Öğrenmeye ve bildiğini,bildiği kadarıyla öğretmeye çalışıyor...

İlginizi Çekebilir

Mısır Uygarlığı

MISIR UYGARLIĞI   Çöllerle kaplı bölgeden geçen Nil nehrine bağlı olarak oluşan Bu konum istilaların …

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.