A

Tarih sözlüğü tarih ansiklopedisi a harfi

ADLÎ ALTIN

Tarih Sözlüğü Ansiklopedisi

ADLÎ ALTIN II. Mahmud zamanında basılan altın sikkelerden biri. II. Mahmud’un tahta çıkışının on dördüncü yılında darbedilen ve mahlasına nisbetle “Adlî” adıyla anılan bu sikkeler tam, yarım ve çeyrek olmak üzere üç çeşit idi. 1822 yılında tamı 12, yarımı 6, çeyreği ise 2.5 kuruşa (yüz para) geçiyordu. Daha sonra “atîk adlî” adını alacak olan bu altınlar 19 kırat ayarında idi …

Devamını Okuyun »

ADÂLETNÂME

Tarih Sözlüğü Ansiklopedisi

ADÂLETNÂME Devlet otoritesini temsil edenlerin halka karşı bu otoriteyi kötüye kullanmalarını, olağan üstü tedbirlerle yasaklayan umumi mahiyetteki padişah fermanı. Adâletnâme, kökü eski İran imparatorluklarına uzanan Ortadoğu devlet ve hükümdar anlayışının en belirgin özelliğidir. Burada hükümdarın mutlak otoritesi, haksızlığın kaldırılmasında en son tedbir olarak görülür. Zulmü gidermek, kuvvetlinin zayıfı ezmesine meydan vermemek, halkın can ve mal emniyetini sağlamak, devlet anlayışı olarak …

Devamını Okuyun »

ADAK

Tarih Sözlüğü Ansiklopedisi

ADAK Dinen mükellef tutulmadığı halde kişinin kendi vaadiyle üzerine vâcip kıldığı ibadet. Türkçe adak kelimesinin Arapça karşılığı olan nezr (النذر), lugatta “insanın yerine getirmeyi kendisine borç (vâcip) kıldığı, vaad ettiği şey” mânasına gelmektedir. Nezr kelimesinin kökünde “vâcip kılmak, gerekli kılmak” mânası bulunduğundan İmam Şâfiî, kasten yaralama suçunda ödenmesi gereken diyeti (erş*) nezr diye adlandırmıştır. Kelimenin kök anlamlarından biri de “uyarıcı …

Devamını Okuyun »

Acem

Tarih Sözlüğü Ansiklopedisi

ACEM Araplar’ın Arap olmayanlara ve özellikle İranlılar’a verdikleri isim. Arapça bir kelime olan ucme (عجمة), sözlükte “konuşurken dil kurallarına uymamak, dili bozuk olmak; düzgün ve fasihin zıddı” gibi anlamlara gelmektedir. Aynı kökten türeyen acem de kökünde “açık seçik konuşmak” mânası bulunan arab (عرب) kelimesinin karşıtıdır. Câhiliye devri şiirinde acem yerine, aynı kökten gelen a‘cem kelimesi de kullanılmıştır (bk. Zevzenî, s. …

Devamını Okuyun »

Aforoz

Tarih Sözlüğü Ansiklopedisi

AFOROZ Kilise hukukuna göre, yetkili dinî şahsiyetler veya meclisler tarafından suçlu görülen bir hıristiyanın cemaatten çıkarılması. Latince’si excommunicatio olan aforoz Türkçe’ye, Yunanca “dışarda bırakma, dışarı çıkarma, kovma” mânalarına gelen aphorozein sözünden geçmiştir. Topluluğun, kendisine karşı olanlarla ilgili bir savunma vasıtası olan “cemaatten çıkarma” cezasına bütün eski dünya kavimlerinde rastlanmaktadır. Kitâb-ı Mukaddes’te lânetleme ve beddua, bazı sosyal haklardan mahrum etme cezasından …

Devamını Okuyun »

Adem-i Merkeziyet

ADEM-i MERKEZİYET Mahallî idarelere geniş yetkiler tanıyan ve II. Meşrutiyet’ten sonra Prens Sabahattin tarafından Türk yönetim sistemi için teklif edilen temel ilke. Avrupa’da, feodal düzenin ortak özelliklerinin değişmeye başlamasından sonra yerine nasıl bir teşkilâtlandırmanın geçeceği meselesi uzun süren bir çatışma devri açtı. İngiltere ve Fransa’da feodal dağınıklık, yerini zamanla gittikçe güçlenen bir merkezî idareye bıraktı. Senyörlerin ve kilisenin mahallî hükümranlık …

Devamını Okuyun »

Açık Kapı Politikası (open door policy)

Açık Kapı Politikası (open door policy) ABD’nin, Çin’in toprak ve yönetim bütünlüğünün sağlanması, Çin’le ticari ilişkileri olan ülkeler arasında eşit ayrıcalıkların korunması için ilan ettiği ilkeler bildirgesi (1899-1900). Bu amaçla bu devletin kendi toprakları üzerinde diğer devletlere serbestçe ticaret yapma özgürlüğü tanınması. Bu politika ABD’nin yaygın olarak benimsenmiş ve uzun bir süre ABD dış politikasının temeli olmuştur. Bildirge ABD Dışişleri …

Devamını Okuyun »

Acheson Planı

Acheson Planı Kıbrıs sorununun tırmandığı 1963-1964 döneminde A.B.D.’nin özel temsilcisi Dean Acheson tarafından önerilen çözüm yolu. Buna göre Kıbrıs adası her ikisi de NATO üyesi olan Türkiye ve Yunanistan arasında ikiye bölünerek paylaştırılacak, böylece iki müttefik ülkeyi savaşın eşiğine getiren bir sorun çözülmüş olacak ve NATO dışındaki güçlerin adaya müdahalesi engellenecekti. Plan adanın iki ülke arasında nasıl bölüştürüleceğini açıklığa kavuşturmuyordu. …

Devamını Okuyun »

ACEMİ OĞLANI

ACEMİ OĞLANI Osmanlı Devleti’nde Kapıkulu ocaklarına asker yetiştiren Acemi Ocağı neferlerine verilen isim. Acemi oğlanları, Osmanlı Beyliği’nin gelişmesi sırasında Rumeli’de daha çok akıncıların elde ettiği esirlerden ve Osmanlı tebaası hıristiyan ailelerin çocuklarından, önceleri 1362’de çıkarılan pençik kanununa, sonraları ise devşirme kanununa göre devşirilirlerdi. Kapıkulu ocaklarını teşkil eden yeniçeri, cebeci, topçu, top arabacısı, bostancı ocağı efradı ve kapıkulu süvarileri, acemi oğlanları …

Devamını Okuyun »

Acem

Acem Araplar’ın Arap olmayanlara ve özellikle İranlılara verdikleri isim. Arapça bir kelime olan ucme sözlükte “konuşurken dil kurallarına uymamak, dili bozuk olmak; düzgün ve fasihin zıddı” gibi anlamlara gelmektedir. Aynı kökten türeyen acem de kökünde “Açık seçik konuşmak” mânası bulunan arab kelimesinin karşıtıdır. Câhiliye devri şiirinde acem yerine, aynı kökten gelen acem kelimesi de kullanılmıştır. [221] Acem kelimesinin aynı zamanda …

Devamını Okuyun »
Free WordPress Themes