Hasan Âli YÜCEL

Hasan Âli YÜCEL

(1897-1961)

 

Türk devlet ve siyaset adamı, eğitimci, şair ve yazar.

 

Hasan Âli Yücel17 Aralık 1897de İstanbul’da doğdu. Baba tarafından dedeleri Giresun Görele’nin Daylı köyündendir. Dedesi Hasan Âli Efendi, II. Abdülhamid döneminde Posta ve Telgraf nâzırlığı yapmıştır. Babası İstanbul Telgrafhânesi müfettişlerinden Ali Rızâ Bey, annesi Ertuğrul faciasında şehid olan deniz albayı Tekirdağlı Ali Bey’in kızı Neyyire Hanım’dır. Hasan Âli ilk eğitiminin ardından Topkapı’daki Taşmektep’te okudu. 1906’da Mektebi Osmânî’ye girdi. 1911 yılında kaydolduğu Vefa İdâdîsi’ni 1915’te tamamladı. Aynı yıl yedek subay olarak askere alındı ve 1918’de terhis edildi. Okul eğitimi yanında, ailesinin Yenikapı Mevlevîhânesi’ne olan bağlılığı sonucu küçük yaşlarından itibaren tekke terbiyesiyle yetişti. Kendisi çocukluğunu ev, mahalle mektebi ve Yenikapı Mevlevîhânesi çevresinde geçirdiğini, bu çevrelerden hatıralarının bulunduğunu, tekkeden hayatına işlemiş izler taşıdığını söyler. Hasan Âli tekkede Mevlevî kültürünün değerleriyle, bilhassa Mevlânâ Celâleddîni Rûmî’nin eserleriyle tanıştı. Farsça öğrendi, şairliğini ve bestekârlığını buradan aldığı eğitimle geliştirdi.

Mütareke’den önce bir müddet İstanbul Dârülfünunu Hukuk Fakültesi’ne devam etti. 1919’da bu fakülteden ayrılıp Edebiyat Fakültesi Felsefe Şubesi’ne geçti. Bu arada İfham gazetesinde muhabirlik yaptı, Tasvîri Efkâr’da yazıları çıktı. Yahya Kemal (Beyatlı) ve Mustafa Şekip’in (Tunç) rehberliğinde Dergâh çevresine katıldı. Dergâh mecmuasında ilk şiirleriyle bazı yazıları yayımlandı. 1921’de yüksek öğrenimini tamamladı. Millî Mücadele’yi destekleyen ve kendilerine “millîci” denen grup içinde yer aldı, Türk Ocağı’nın düzenlediği faaliyetlere katıldı ve İstanbul’dan Ankara’ya silâh kaçıran örgüte yardım etti. Kurtuluş Savaşı’nın ardından İzmir ve İstanbul’da çeşitli liselerde felsefe ve edebiyat öğretmenliği yaptı. 1927’de Maarif Vekâleti’ne geçti ve İstanbul maarif emini oldu. 1930’da Maarif Vekâleti tarafından bir yıllığına Fransa’ya gönderildi. Fransa Maarif Teşkilâtında Müfettişler ve Fransa’da Kültür İşleri adlı kitapları Paris’teki incelemelerinin ürünüdür. Yurda dönüşünde Kasım 1930 Şubat 1931 arasında yapılan Mustafa Kemal’in Anadolu seyahatinde bulundu. Bu seyahat esnasında onun güvenini kazanınca siyasî hayatının önü açıldı. 1932’de Türk Dili Tedkik Cemiyeti’nin çalışmalarına katıldı. 1933’te Orta Tedrîsat Umum Müdürlüğü’ne tayin edildi. Buradaki faaliyetleri sonucunda Türkiye’de Orta Öğretim adlı kitabını yayımladı. 1935’te İzmir milletvekili olarak meclise girdi ve Cumhuriyet Halk Partisi Umumi İdare Heyeti’ne seçildi. Atatürk’ün ölümüyle başlayan yeni dönemde Maarif vekili oldu (1938). 1946 yılına kadar bu görevde kaldı. Vekilliği sırasında bir dizi eğitim ve kültür reformu gerçekleştirdi. Eğitim sisteminde halk eğitimine ağırlık vererek Köy enstitülerini kurdu. Orta öğretimde ders kitaplarının aynı standarda kavuşmasını sağladı, ticaret ve sanat okullarının açılmasına ön ayak oldu. Yükseköğretimde üniversiteler kanununu çıkardı, üniversite özerkliğini gerçekleştirdi. Ankara Üniversitesi’nde Fen ve Tıp fakülteleriyle İstanbul’da Teknik Üniversite’yi açtı. Türk dilini sadeleştirme çalışmalarına yardım etti. Ankara Devlet Konservatuvarı’nı kurdu. Bazı müzelerin ve sergilerin açılışını sağladı. Onun vekilliği sırasında çeşitli dergi ve ansiklopediler yayımlandı, dünya edebiyatından tercümeler yapıldı. İslâm Ansiklopedisi, İnönü (Türk) Ansiklopedisi, Sanat Ansiklopedisi ile Tarih Vesikaları dergisi neşredilmeye başlandı.

Hasan Âli Yücel’in bakanlık dönemi 1946 Ağustosunda sona erdi. Türk millî eğitiminde, Türkiye’nin sosyal ve kültürel hayatında ilk defa gerçekleştirdiği faaliyetleriyle ilgili icraatı hâlâ tartışılmaktadır. Esasen II. Dünya Savaşı’nın ardından hızlanan demokratikleşme sürecinde icraatı tartışılır hale gelmişti. Partisinin kendisini desteklememesi yüzünden bakanlıktan ayrıldı ve yeniden gazeteciliğe döndü, Ulus’ta yazıları çıkmaya başladı. Bilhassa Köy enstitülerinde ve Tercüme Bürosu’nda komünistleri himaye ettiği iddiası üzerine hem icraatını savunmak hem de kamu vicdanında aklanmak için davalaşmaya gitti. Ancak kaybettiği Yücel Öner davası onu yıprattı. 1950’de aktif siyaseti bıraktı; deneme yazılarıyla memleket meselelerini dile getirmeye devam etti. 1952’den itibaren Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan denemelerini ve Millî Eğitim’le ilgili meseleleri ele aldığı yazılarını kitap haline getirdi. 1956’da İş Bankası Kültür Yayınları’nın yönetimiyle görevlendirildi ve birçok kitabın neşrini gerçekleştirdi. Bu yayınlar arasında kendi kitapları da vardı. 1959-1960’ ta Tahran Üniversitesi’nin davetiyle İran’da bulundu. 27 Mayıs 1960 İhtilâli’nin ardından Millî Eğitim Planlaması Komisyonu’nda görev aldı. 26 Şubat 1961 ’de İstanbul’da öldü ve Ankara’da Cebeci Asrî Mezarlığı’na gömüldü.

Kökleri Osmanlılar’a dayanan ve Cumhuriyet’e intikal eden son Osmanlı neslinin temsilcileri arasında yer alan Hasan Âli Yücel çok yönlü bilgiye ve kültüre sahip bir aydın, deneme yazarı, edebiyat ve maarif tarihçisi olarak temayüz etmiştir. Yenikapı Mevlevîhânesi’nde edindiği tasavvufî terbiyenin “kalbi selîm”ini süslediğini, yine bu muhitte “zevki selîm”inin ilk kıvılcımlarını kazandığını söyler. Eski tarzdaki şiirleri yayımlanmamıştır; “Dîvânı Âlî” onun aynı zamanda bir divan şairi olduğunu göstermektedir. Bir ideal ve dava adamı olması onu politikaya itmiş ve maarif meselelerinin çözümüne yöneltmiştir. Hasan Âli’nin Türkiye’de çağdaş düşünce tarihinde imanla aklı, metafizikle fiziği, mistisizmle rasyonalizmi dengeleyen bir düşünür olduğu ileri sürülür.

Eserleri.

Eğitim: Fransa Maarif Teşkilâtında Müfettişler (İstanbul 1934); Fransa’da Kültür İşleri (İstanbul 1936); Türkiye’de Orta Öğretim (İstanbul 1938); Cumhurbaşkanları, Başbakanlar ve Milli Eğitim Bakanlarının Milli Eğitimle İlgili Söylev ve Demeçleri, II (Ankara 1946), III (Ankara 1947) (Yücel’in konuşmaları: Milli Eğitimle İlgili Söylev ve Demeçler [Ankara 1993]); ÖğretmenÖğ renci Köşesi (Ankara 1995).

Türk Edebiyatı Tarihi: Türk Edebiyatı Numuneleri (İstanbul 1926, Hıfzı Tevfik [Gönensay] ve Hamâmîzade Mehmed İhsan ile birlikte); Türk Edebiyatına Toplu Bir Bakış (İstanbul 1933, Almanca trc. O. Rescher, “Ein Gesamtüberlick Über die Turkische Literatür” [İstanbul 1941]); Türk Edebiyatı (Ankara 1934, Abdülkadir [İnan] ile birlikte); Edebiyat Tarihimizden, I (Ankara 1957).

Şiir: Dönen Ses (İstanbul 1933); Sizin İçin (İstanbul 1937); Dinle Benden (İstanbul 1960).

Felsefe-Mantık: Mantık: Sûrî Tatbikî (İstanbul 1926); Sûrî ve Tatbikî Mantık (Ankara 1929; İstanbul 1939); Felsefe Dersleri (İstanbul 1954; Ankara 1978); İyi Vatandaş İyi İnsan (Ankara 1956); Mantık Dersleri (İstanbul 1966; Ankara 1978).

Din-Tasavvuf: Mevlana’nın Rubaileri (Mevlânâ’nın Dîvânı Kebîrinden seçilen 107 rubâînin tercümesi olup Farsçalar’ı da Latin harfleriyle yazılmıştır, İstanbul 1932); Allah Bir (Ankara 1961).

Deneme: Pazartesi Konuşmaları (İstanbul 1937); İçten ve Dıştan (İstanbul 1938); Hürriyete Doğru (İstanbul 1955); Hürriyet Gene Hürriyet, I (Ankara 1960); II (Ankara 1966); III (Ankara 1997); Kültür Üzerine Düşünceler (Ankara 1974). Otobiyografi: Davam (Ankara 1947); Hasan Âli Yücel’in Açtığı Davalar ve Neticeleri (Ankara 1950); Geçtiğim Günlerden (İstanbul 1990).

Biyografi: Goethe. Bir Dehanın Romanı (İstanbul 1932); Bir Türk Hekimi ve Tıbba Dair Manzum Bir Eseri (İstanbul 1937); Fazıl Ahmet: Hayatı ve Eserleri (İstanbul 1937); Atatürk (İstanbul 1970 [S. Omurtag v.dğr. ile birlikte]).

Seyahat: Kıbrıs Mektupları (Ankara 1957); İngiltere Mektupları (Ankara 1958). Müellifin ayrıca yayıma hazırladığı Tevfik Fikret’in Târîhi Kadîm Doksanbeşe Doğru (İstanbul 1928) adlı eseri zikredilebilir.

Hakkında Yorgun

Yorgun
Yorgun... Bir tarih öğretmeni... En iyisini bildiğini iddia etmiyor... Öğrenmeye ve bildiğini,bildiği kadarıyla öğretmeye çalışıyor...

İlginizi Çekebilir

Abdurrahman Han

ABDURRAHMAN HAN عبد الرحمن خان (1844-1901) Afgan emîri (1880-1901). Çocukluğu Kâbil’de, gençliği, babası Efdal Han’ın …

Bir Cevap Yazın