Türk İslam Devletlerindeki Ekonomik Yapı

2- TÜRK İSLAM DEVLETLERİNDEKİ EKONOMİK YAPI

EKONOMİK HAYAT

Türk-İslam Devletleri'nin kurulduğu Maveraünnehir, Horosan, Fergana, Tarım ve Cungarya bölgeleri X. ve XIV. yüzyıllar arasında sosyal ve ekonomik yönden gelişmiş bölgelerdi.

Karahanlılar Dönemi ekonomik yönden parlak olmuştur. Onlar Maveraünnehir ve Fergana gibi zengin ve bereketli bölgeler üzerinde bulunuyorlardı. Halk bolluk içinde yaşıyordu. Bu nedenle başka ülkelerin mallarından hiç bir şeye muhtaç değillerdi. Maveraünnehir ürünleri İslam dünyasında ünlüydü. Bunlar arasında yünlü ve ipekli kumaşlar, Fergana'nın madeni eşyası ve özellikle silahlar Bağdat'a götürülüp satılırdı. Ayrıca Çin'den başlayıp Batı'ya doğru uzanan "İpek Yolu" Karahanlılar'ın topraklarından geçmekteydi. Bu yoldan sağlanan gümrük vergileri de önemli bir gelir kaynağıydı.

Tolunoğulları zamanında Mısır, yeniden bir canlanma, ilerleme ve zenginlik dönemi yaşamıştı. Ahlmed bin Tolun, Afrika'nın Mısır ve Suriye üzerinden geçen ticaret kontrolünü elinde tutmak istiyordu. Nitekim Mısır, Doğuyla Batı arasındaki ticaretin merkezi olmuştu. Onun zamanında maliyetin idare edilmesiyle vergi gelirleri artmıştı. Ayrıca tarımı geliştirmek için yeni su yolları ve kemerleri yapıldı. Tolunoğulları Devri'nde dokuma sanayi, silah yapımı, saban ve şeker sanayi de çok ilerlemişti.

Gazneli'ler güçlü ordularıyla bir çok ülkeyi fethettiler ve buraları düzenli bir şekilde yönettiler. Hindistan'ı ele geçirdikten sonra bütün Asya'da ticaretin gelişmesini sağladılar. Nitekim Çin'den, Hindistan ve Batı dünyasına kadar uzanan bölgeler arasındaki ticaret Gazne Devleti ve halkı için büyük bir kazanç getiriyordu. Ticaretin gelişmesi için çarşılar, tarımda üretimi arttırmak için büyük bentleri yapıldı.

Selçukluların hakim oldukları ülke ve bölgelerde siyasi birliği sağlamaları ekonomik durumun ve ticaretin hızla gelişmesine yardımcı oldu. Devlet sınırları içindeki ticaret yollarının sürekli kontrol ve güven altında tutulması ticaret kervanlarının güvenli seferler yapmalarına imkan veriyordu. Selçuklular, yine hakim oldukları bölgelerde sulama kanal ve tesislerine önem verdiler. Bu sayede tarımda üretim arttırıldı. Sultan Alparslan Devri'nde Türklerin hayatında tarımın büyük bir yer tuttuğu anlaşılıyor. Çiftçilerin üretiminde birinci sırayı buğday alıyordu.

Büyük Selçuklu Devleti'nin topraklarından geçen İpek ve Baharat Yolları, ticari hayatı geliştirdi. Büyük Selçuklularda ekonomi kervan yollarının varlığı ile parlak bir seviyeye ulaştı. Ticaret yolları üzerinde hanlar ve kervansaraylar yapıldı. Türkistan, İran, Azerbaycan, Irak, Suriye ve Anadolu arasında uzanan yollarda gidip gelen kervanları korumak için askeri muhafızlar oluşturuldu. Zarara uğrayan bir kervanın zararı, devlet hazinesinden karşılanırdı.

Ekonomik bakımdan Eyyubiler Devleti idaresi altındaki topraklarda önemli tarım alanlarına sahipti. Ayrıca Avrupa'ya giden ticaret yollarının önemli bir kısmını kontrol altında tutuyordu. Eyyubiler bazı önemli maddeler dışında iktisadi bakımından kendi kendilerine yeterliydiler. İhtiyaçlarını Avrupa devletleriyle Bizans'da sağlıyorlardı. İnşaat, el sanatları, gemicilik, kağıt, cam ve silah üretimi bakımından Eyyubiler Devri oldukça canlı geçmiştir.

Memlükler Dönemi'nde ekonomide Hindistan ticareti önemli bir rol oynuyordu. Bu nedenle Akdeniz'de Hristiyan devletleriyle sıkı ticaret bağlar kuruldu. Ayrıca Akdeniz ve Kızıldeniz'den gelen tüccar kafileleri korundu ve ticareti teşvik eden kararlar alındı. Ancak sonraları Portekizliler'in deniz yoluyla Afrika'yı dolaşmaları ve transit ticaret yollarını Memlük ülkelerinden başka yöne çevirmeleri Memlüklerin ekonomik başarısını azalttı. Mısır halkı tarımın yanı sıra sanayilerden de gelir sağlamaktaydı. Dokunan yün, keten ve pamuklu kumaşlar Doğu ve Batı ülkelerine ihraç ediliyordu.

Anadolu'da kurulan ilk beylikler ve Türkiye Selçukluları Dönemi'nde Anadolu ticari ve ekonomik alanında çok gelişmişti. Ticaretin gelişmesi için birçok alanda çalışmalar yapılmış, yabancı tüccarlara bir çok kolaylıklar sağlanmış, ticaret yollarını limanlara ulaştırmak için Akdeniz ve Karadeniz'de limanlar ele ge-çirilmiştir.

Türkiye Selçuklu sultanlarının Antalya, Alanya ve Sinop gibi limanları almaları, Avrupalılara düşük gümrük tarifesi uygulamaları, dış ticareti teşvik amacı güdüyordu. Ayrıca birçok nedenle zarara uğrayan tüccarların bu zararlarını karşılamak için bir çeşit "devlet sigortası" uygulanıyordu. Türkiye Selçukluları uluslararası önemli ticaret yolları üzerinde kervanların güvenliğini sağlamak için büyük bir özen gösterdiler. Zengin ticaret kervanlarına muhafızlar tayin ettiler. Hatta kafilelerin güvenliğini sağlamak için askeri seferler düzenlediler. Ermeniler üzerine yapılan seferle, Suğdak Seferi'ni ilk örnek olarak gösterebiliriz.

 

Konaklama yerlerine kervansaraylar inşa edildi. Kervansaraylarda konaklayan her kişiye eşit muamele yapılırdı.

Türk-İslam Devletleri'nde, Türklerin iktisadi faliyetlere hakim olmasında büyük ölçüde Ahilik adlı teşkilat önemli rol oynamıştır. Aynı işi yapan esnafları bir araya getirici bir meslek örgütü olan Ahilik üyeleri arasında dayanışma sağlamayı, daha kaliteli üretim yapılmasını ve İslam'ın yayılmasını hedefliyordu. Türklerin yerleşik hayata geçişinde ekonomik ve ticari alanlarındaki gelişmelerinde önemli rol oynayan Ahilik teşkilatına Müslüman olmayanlar alınmıyordu. Ahilik, bir meslek ocağı olduğu kadar aynı zamanda inanç, kültür ve ahlak yuvasıydı.

TÜRK-İSLAM DEVLETLERİ'NİN BAŞLICA GELİR KAYNAKLARI

Öşür; Müslümanlarda yetiştirdikleri ürünler üzerinden alınan onda bir oranındaki vergiler.

Haraç; Müslüman olmayanların arazi ve ürünleri üzerinden alınan vergiler.

Cizye; Müslüman olmayan genç ve sağlam erkeklerden askere gitmeleri karşılığında yılda bir kez alınan vergidir.

Savaşta elde edilen ganimetlerin 1/5 'i

Orman, tuzla ve madenlerin işletilmesinde elde edilen gelirler.

Ticaret yollarından alınan gümrük vergileri.

Tüccarlardan alınan vergiler.

Bağlı devletlerin gönderdiği vergi ve hediyeler.

Türk-İslam Devletleri'nde, devlet hazinesinde toplanan bu gelirler, ordunun masraflarının karşılanmasında kullanılır, bayındırlık işleri yapılır ve memurların maaşları ödenirdi.

Hakkında Yorgun

Yorgun... Bir tarih öğretmeni... En iyisini bildiğini iddia etmiyor... Öğrenmeye ve bildiğini,bildiği kadarıyla öğretmeye çalışıyor...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.