Osmanlı Devleti Duraklama Dönemi Kısa Özeti | Tarih Dersi Tarih Öğretmeni

Osmanlı Devleti Duraklama Dönemi Kısa Özeti

OSMANLI DEVLETİNİN DURAKLAMA DÖNEMİ

 

Osmanlı tarihinde Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümünden (1579) Karlofça Antlaşması’na kadar geçen (1699) zamana Duraklama Dönemi denilmiştir.

Osmanlı Devleti XVI. yüzyıl sonlarında hala eski görkemini koruyordu. Devlet güçlü olmakla birlikte, bu yüzyılın sonlarında devlet otoritesi sarsılmaya başlamış, askerlik ve eğitim kurumlarında gözle görülür bir çöküş başlamıştır, bunun yanında Avrupa’da görülen gelişmeler de takip edilememiştir.

Duraklama Dönemi Padişahları:

1.            III. Mehmet (1595-1603)

2.            I. Ahmet (1603-1617)

3.            I. Mustafa (1617-1618)

4.            II. Osman (1618-1622)

5.            I. Mustafa (1622-1623)

6.            IV. Murat (1623-1640)

7.            İbrahim (1640-1648)

8.            IV. Mehmet (1648-1687)

9.            II. Süleyman (1687-1691)

10.          II. Ahmet (1691-1695)

11.          II. Mustafa (1695-1703)

 

Duraklamanın İç Nedenleri

a)            İmparatorluğun Yapısı

b)           Devlet Yönetiminin Bozulması

c)            Ordu ve Donanmanın Bozulması

d)           Maliyenin Bozulması

e)           Medreselerin Bozulması

 

a) İmparatorluğun Yapısı:

Osmanlı Devleti’nde yönetim yetkisi Türklerde olmasına rağmen çok uluslu bir imparatorluktu. Devlet yeni fethedilen yerlerde düzenli bir sistem kuramamış, bu durum gayri müslimler arasında bazı hoşnutsuzluklara neden olmuştur.

b) Devlet Yönetiminin Bozulması:

Mutlakiyetle yönetilen Osmanlı Devleti’nde bütün güç padişahın elindeydi. Kuruluş ve Yükseliş Dönemi’ndeki padişahlar tahta geçmeden önce sancaklara gönderilerek deneyim kazanırlardı. Fakat bu uygulama I. Ahmet’ten itibaren terk edildiğinden Duraklama Dönemi padişahları deneyimsizdiler. Bu durumdan faydalanan saray kadınları, padişahlar üzerinde etkili olmuşlar ve padişahların yanlış kararlar almalarına neden olmuşlardır.

Bu Dönemde:

– Yeteneksiz devlet adamları önemli makamlara getirilmiştir.

–  Padişahlar devlet yönetiminden uzaklaşarak zevk ve eğlenceye önem vermişlerdir.

–  Valide sultanlar ve ocak ağaları yönetime karışmaya başlamıştır.

 

c) Ordu ve Donanmanın Bozulması:

Osmanlı ordusu XVI. yy.’dan itibaren eski gücünü kaybetmeye başlamıştır. Ordunun temeli sayılan Yeniçeri Ocağı başlangıçta “Ocak devlet içindir” anlayışında eğitilirken III. Murat’tan itibaren devşirme yasası uygulanmamış ve ocağa birçok kalitesiz insan alınmıştır, bu durum ocağın düzenini bozmuştur. “Devlet ocak içindir” anlayışıyla harekete geçen Yeniçeriler İstanbul’da bir çok ayaklanma çıkarmıştır.

Ayrıca Tımar Sistemi’nin bozulması, Anadolu’da Celali Ayaklanmalarının çıkmasına neden olmuştur.

d) Maliyenin Bozulması:

Maliyenin bozulmasının nedenlerini şöyle sıralayabiliriz;

– Vergi ödeyen bağlı beylik ve devletlerin elden çıkmasıyla vergi gelirlerinin azalması.

– Sarayın lüks ve israf düşkünlüğü nedeniyle giderlerin artması.

– Sık sık padişah değişikliği yüzünden Cülus bahşişi verilmesi, bundan dolayı bütçe açığının artması.

– Kapitülasyonlar yüzünden gümrük vergilerinin azalması.

– “Dirlik” sisteminin bozulmasıyla üretimin azalması.

– Coğrafi Keşifler nedeniyle ipek ve baharat yollarının önemini kaybetmesi.

– İç ve dış ticaretin yabancı devletlerin eline geçmesi

– Savaşların uzun sürmesi yüzünden askeri masrafların artması

 

e) Medreselerin Bozulması:

Kuruluş ve Yükseliş Dönemi’nde medreselere çok önem verilmiş, zor bir eğitimden geçen ilmiye sınıfı önemli devlet makamlarına getirilmiştir. Duraklama Dönemi’nde ise pozitif bilimlere önem verilmediği gibi babadan oğula geçen ve “beşik uleması” adı verilen kişiler ortaya çıkmıştır. Ayrıca bu dönemde ilmi ünvanlar parayla satılmaya başlanmıştır.

– Medreselerin ve ilmiye sınıfının bozulması Duraklama ve Gerileme Dönemleri’nde İstanbul İsyanları’nın çıkmasına neden olmuştur.

Duraklamanın Dış Nedenleri

a)Osmanlı Devleti’nin Doğal Sınırlara Ulaşması:

16. yy.’ın sonlarında Osmanlı Devleti doğal sınırlarına ulaşmıştı. Doğuda İran, kuzeyde Rusya, batıda Avusturya, güneyde ise Afrika çölleri Osmanlı Devleti’nin genişlemesini engellemiştir.

b)Kutsal İttifak:

Osmanlı Devleti, ikinci defa Viyana’yı kuşatmış, fakat bozguna uğramıştır (1683). Bunun üzerine Avrupalı devletler “Kutsal İttifak”ı kurmuşlardır (1684). Birliğin amacı Türkler’i Avrupa’dan atmaktı.

c)Avrupa’nın Bilim ve Teknikte İlerlemesi:

Coğrafya Keşifleri’yle zenginleşen Avrupa, Rönesans ve Reformla bilim ve teknik alanında da gelişmiştir. Buna karşılık Osmanlı Devleti bu gelişmelere kapalı kalmıştır.

d)Avrupa Devletlerinin Güçlü Ordu ve Donanmalar Oluşturmaları

e)Ticaret Yollarının Yön Değiştirmesi:

Coğrafi Keşifler’le birlikte, Asya ticareti Afrika’nın güneyine kaymış ve bu ticaret Avrupa devletlerinin eline geçmiştir.

 

OSMANLI-İRAN İLİŞKİLERİ

Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi’nde İran’la Amasya Antlaşması’nı imzalayarak (1555) 20 yıllık bir barış devrine girmiş, fakat III. Murat devrinde ilişkiler yeniden bozulmuştur.

1577-1590 İran Savaşları:

III. Murad’ın İran’daki taht kavgalarından yararlanmak istemesi Osmanlı, İran savaşlarını başlamıştır. Bu savaşın sonucunda Ferhat Paşa Antlaşması imzalanmıştır (1590). Bu antlaşmayla Tiflis, Gürcistan, Tebriz ve Dağıstan ele geçirilmiştir.

– Ferhat Paşa Antlaşmasıyla Osmanlı Devleti doğuda en geniş sınırlara ulaşmıştır.

 

1603-1611 İran Savaşları:

İran’ın Ferhat Paşa Antlaşmasıyla yitirdiği toprakları geri almak istemesi üzerine yeniden Osmanlı-İran savaşları başlamıştır. Bu savaşın sonucunda Nasuh Paşa Antlaşması imzalanmıştır (1611).

Buna göre;

– Osmanlı Devleti Ferhat Paşa Antlaşması’yla aldığı yerleri geri verecekti.

– İran, Osmanlı Devleti’ne 200 deve yükü ipek verecekti.

– Osmanlı Devleti’nin batıda Avusturya’yla savaş halinde olması, doğuda ise Celali Ayaklanmaları’yla uğraşması İran’a karşı başarısız olmasına neden olmuştur.

 

1617-1618 İran Savaşı:

İran’ın Nasuh Paşa Antlaşması’na uymaması yeniden Osmanlı-İran savaşlarını başlatmıştır. Sonuçta Serav Antlaşması imzalanır (1618). İran bu antlaşmayla Nasuh Paşa Antlaşması’ndaki koşulları aynen kabul etmiştir.

1622-1639 İran Savaşı

İran’ın Bağdat’ı geri alması üzerine savaş başlar. Duraklama Dönemi’nin İran’la yapılan en uzun savaşıdır. IV. Murat İran’a iki sefer yaparak Revan ve Bağdat’ı ele geçirmiş, bunun sonucunda Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalanmıştır (1639).

Bu antlaşmayla:

– Azerbaycan ve Revan İran’a geri verildi.

– Bağdat Osmanlılar’da kaldı.

– Zağros dağları iki devlet arasında sınır oldu.

* Kasr-ı Şirin Antlaşması’yla bugünkü Türkiye-İran sınırı çizilmiştir.

 

II. OSMANLI-VENEDİK İLİŞKİLERİ

Girit’in Alınması (1645-1669)

Nedeni: Girit, Ege ve Akdeniz ticaretinde önemli üs olması, Osmanlı Devleti’nin Ege’deki güvenliğini sarsması

Osmanlı Devleti Girit’i 1645’te kuşatmasına rağmen, Avrupa’lı devletlerin Venedik’e yardım etmesi ve Osmanlı Devleti’nin eski gücünden uzak olması nedeniyle uzun süre ele geçiremedi. Burası Fazıl Ahmet Paşa tarafından ancak 24 yıl sonra ele geçirilebilmiştir (1669).

 

III. OSMANLI-LEHİSTAN İLİŞKİLERİ

II. Osman zamanında, Lehistan’ın Boğdan’ın içişlerine karışması yüzünden Osmanlı-Lehistan ilişkileri bozuldu. II. Osman Lehistan üzerine sefere çıkarak Hotin’i kuşattı, fakat yeniçeri askerlerinin disiplinsiz davranışları yüzünden II. Osman Hotin Antlaşması’nı (1621) imzalamıştır. Bu antlaşmayla Lehistan Kırım Hanlığı’na vergi vermeye devam edecekti.

IV. Mehmet zamanında Lehistan’ın, Ukrayna kazaklarına saldırması üzerine IV. Mehmet, Lehistan seferine çıkarak onları yenilgiye uğrattı. Savaşın sonunda Bucaş Antlaşması imzalandı (1672).

Buna göre:

– Podolya Osmanlılar’da kalacaktı.

– Lehliler Osmanlılar’a her yıl vergi verecekti.

– Ukrayna, Osmanlı himayesine girecekti.

Bucaş Antlaşmasıyla Osmanlı Devleti, batıda en son toprak parçasını kazanmış ve batıda en geniş sınırlara ulaşmıştır.

 

IV. OSMANLI-AVUSTURYA İLİŞKİLERİ

(1593-1606) Osmanlı-Avusturya Savaşları

Nedeni: Avusturya’nın Osmanlılar’a verdiği vergiyi ödememesi ve Osmanlı sınırında olaylar çıkarması üzerine Osmanlı-Avusturya savaşları başlamıştır. (1593).

Savaşın ilk yıllarında Osmanlı Devleti pek başarılı olamamıştır. Fakat III. Mehmet zamanında Eğri kalesi alınmış, Haçova mevkiinde Avusturya bozguna uğratılmıştır (1596).

Kanije kalesini az bir kuvvetle savunan Tiryaki Hasan Paşa düşmanı geri püskürtmüştür (1601).

Savaşın Osmanlılar lehine gelişmesi üzerine Avusturyalılar barış istemek zorunda kalmışlardır. İmzalanan Zitvatorok Antlaşması’na göre (1606).

– Eğri, Estergon, Kanije kaleleri Osmanlılar’da kalacaktı.

– Avusturyalılar yüklü bir savaş tazminatı ödeyecekti.

– Avusturya hükümdarı Osmanlı hükümdarına denk sayılacaktı.

Zitvatoruk Antlaşması’yla Osmanlı Devleti’nin Avusturya karşısındaki üstünlüğü sona ermiş, devlet siyasi prestij kaybına uğramıştır.

 

1662-1664 Osmanlı Avusturya Savaşları

Nedeni: Avusturya’nın Erdel Beyliği’nin iç işlerine karışması. Köprülü Fazıl Ahmet Paşa Avusturya kuvvetlerini yenerek Uyvar kalesini ele geçirmiş, bunun üzerine Avusturya barış istemiştir. Yapılan Vasvar (1664) Antlaşması’na göre;

– Avusturya yüklü bir savaş tazminatı ödeyecekti.

– Avusturya Erdel’in Osmanlılar’a bağlı olduğunu kabul ediyordu.

– Uyvar kalesi Osmanlılar’da kalacaktı.

 

II. Viyana Kuşatması (1683)

Nedeni: Habsburg hanedanının Macar halkını zorla katolik yapmak istemesi üzerine, Macar soylularının Osmanlı Devleti’nden yardım istemesidir.

IV. Mehmet, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’yı büyük bir orduyla Viyana’ya gönderdi (1683). Viyana’yı 60 gün kuşatan Merzifonlu Viyana’yı ele geçiremedi. Alman ve Leh kuvvetlerinin Osmanlılara saldırması ve Tuna köprüsünü tutmakla görevlendirilen Kırım süvarilerinin yerlerini terk etmeleri bozgunun temel sebeplerindendir.

Viyana Kuşatmasının Başarılı Olamamasının Nedenleri:

– Kuşatma için gerekli topların götürülmemesi

– Viyana önlerine gelmeden önce, geride kalan Avusturya kalelerinin alınmaması

– Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın, şehrin kendiliğinden teslim olmasını beklemesi

– Şehrin güçlü surlarla çevrili olması

– Avrupalı devletlerin Viyana’nın yardımına gelmeleri

Viyana bozgunundan bir yıl sonra (1684) papanın girişimleriyle “Kutsal İttifak” kuruldu, bu ittifaka Avusturya, Lehistan, Malta, Venedik ve Rusya katılmıştır.

* II. Viyana bozgunu Osmanlı Devleti’nin tarihteki en büyük yenilgilerinden biridir. Bundan böyle Osmanlı kuvvetleri batı topraklarından hızla çekilmeye ve büyük topraklar kaybetmeye başlamıştır. Bu çekilme Sakarya Savaşı’na kadar sürmüştür.

 

Kutsal İttifak’ın Osmanlılara Saldırması

Kutsal İttifakı kuran Avrupa devletleri Türkler’i Avrupa’dan atmak için saldırıya geçtiler. Venedik Mora ve Dalmaçya’da Lehistan, Ukrayna ve Podolya’da, Avusturya, Macaristan’da, Rusya da Kırım’da, Osmanlılara karşı büyük başarılar elde ettiler. İngiltere ve Hollanda’nın araya girmesiyle Karlofça Antlaşması imzalandı (1699). Bundan bir yıl sonra da Rusya’yla İstanbul Antlaşması imzalanmıştır (1700).

Karlofça Antlaşması (1699)

Avusturya, Venedik, Lehistan ve Osmanlı Devleti arasında imzalanmıştır. Buna göre;

– Tameşvar vilayeti dışında Erdel ve Macaristan Avusturya’ya,

– Mora ve Dalmaçya Venedik’e,

– Podolya ve Ukrayna Lehistan’a bırakıldı

Karlofça Antlaşması’nın Sonuçları:

– Osmanlı Duraklama Dönemi sona ermiş, Gerileme Dönemi başlamıştır.

– Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti batıda ilk kez toprak kaybına uğramıştır.

– Osmanlı Devleti siyasal varlığını, özellikle İngiltere ve Fransa gibi büyük devletlerin çıkarları doğrultusunda yürütmüştür.

*  Karlofça Antlaşması’yla birlikte Osmanlı Devleti’nin batıdaki üstünlüğü sona ermiş, ilk kez büyük topraklar kaybetmiştir. Ayrıca bu antlaşmayla Osmanlı Devleti Gerileme Dönemi’ne girmiştir.

 

İstanbul Antlaşması (1700):

Bu antlaşma Rusya’yla imzalanmıştır.

Buna göre;

— Ruslar İstanbul’da elçi bulundurabilecekti.

– Azak kalesi ve çevresi Rusya’ya bırakılacaktı.

– Ruslar Kudüs’ü serbestçe ziyaret edebilecekti.

– Ruslar işgal etmiş oldukları yerleri Osmanlılara geri verecekti.

* İstanbul Antlaşması Osmanlı Devleti’ni paylaşmayı hedef alan devletlerarası ilk antlaşmadır.

 

DURAKLAMA DEVRİNDEKİ İÇ İSYANLAR

XVII. yy.’da yönetimde, askeri alanda, toprak düzeninde ve ekonomik alanda meydana gelen bozukluklar isyanların temel sebepleridir.

A) İstanbul İsyanları (Merkezi İsyanlar)

Askeri isyanlardır. Devlet otoritesinin zayıflaması, cülus bahşişinin az verilmesi, ulufelerin zamanında verilmeyişi gibi nedenlerden dolayı Yeniçerilerin ayaklandıklarını görüyoruz. İstanbul ayaklanmalarının en önemlileri III. Murat, II. Osman, IV. Murat ve IV. Mehmet zamanında çıkmıştır. Bu isyanlar sonucunda II. Osman’ı Yeniçeriler feci şekilde öldürmüştür (1622). IV. Mehmet zamanında ise ulufe ödenmediğini bahane eden yeniçeriler bir çok devlet adamının idamını istemişlerdir. Çınar Vakası (Vaka-ı Vakvakiye 1656).

B) Celali İsyanları:

Yavuz Sultan Selim zamanında Yozgat’ta Bozoklu Celal devlete karşı isyan etmiş, daha sonraki Anadolu isyanlarına bundan dolayı “Celali” adı verilmiştir. Başlıca nedenleri şunlardır;

– Tımar Sistemi’nin bozulması sonucunda üretimin düşmesi,

– Devletin vergileri arttırması,

– Fiyatların yükselmesi,

– Sancak beyi ve kadıların yasalara riayet etmeyerek halka kötü davranması,

– Bazı memurların Anadolu’ya kaçarak halkı isyana teşvik etmesi,

– Haçova Savaşı’ndan kaçan askerlerin ceza korkusuyla Anadolu’da eşkıyalık yapması,

– Medreselerde eğitim gören suhtelerin (öğrenci) soygunlar yaparak ayaklanmalara katılması.

Celali ayaklanmaları’nın en önemlileri Karayazıcı Canbolatoğlu, Kör Murat, Katırcıoğlu ve Deli Hasan’ın çıkardığı ayaklanmalardır.

Celali ayaklanmaları Kuyucu Murat, IV. Murat, Köprülü Mehmet Paşa tarafından zor kullanılarak bastırılmıştır.

C) Eyalet İsyanları:

Merkezi yönetimin zayıflaması üzerine Eflak, Boğdan, Erdel, Yemen gibi eyaletlerde çıkan isyanlardır.

 

XVII. YÜZYIL ISLAHATLARI

Duraklama Dönemi’nde çıkan ayaklanmaları bastırmak, bozulan ahlakı düzeltmek, askeri disiplini sağlayarak devlete yeniden çeki-düzen vermek amacıyla Yükselme Dönemi örnek alınarak bazı islahatlar yapılmıştır.

II. Osman (Genç):

Islahat hareketlerinde ilk ciddi adımı atmıştır. Genç Osman saray dışından evlenmeyi başlatmış, İlmiye sınıfının devlet işlerine karışmasını önlemiştir. Fakat onun Yeniçeriler’i kaldırma düşüncesi ölümüne neden olmuştur.

Kuyucu Murat Paşa:

Memlekette bozulan asayişi sağlamak amacıyla Celali ayaklanmalarını sert bir şekilde bastırmıştır.

IV. Murat:

Önce Valide ve Kösem Sultan’ın etkisinde kalan IV. Murat, yönetimi tamamen ele geçirince Yeniçeri ve Sipahiler’in zorbalarını ortadan kaldırmış, içki ve tütün yasağını koymuş, İstanbul’da asayişi sağlamıştır.

Koçi Bey:

IV. Murat zamanında Koçibey, Osmanlı Devleti’nin gerilemesinin nedenlerini belirten layihaları (Rapor) IV. Murat’a vermiş fakat IV. Murat’ın ani ölümü üzerine uygulanamamıştır.

Tarhuncu Ahmet Paşa:

IV. Mehmet zamanında sadrazam olan Tarhuncu saray masraflarını kısarak israfı önlemeye çalışmış, ilk Osmanlı denk bütçesini hazırlamıştır. Fakat düşüncelerini gerçekleştiremeden idam edilmiştir.

Köprülüler (1661-1676)

IV. Mehmet’in annesi Valide Sultan tarafından Köprülü Mehmet Paşa sadrazamlığa getirilmiştir.

Mehmet Paşa, bu görevi üstlenirken bazı şartlar ileri sürmüştü, bu şartlar:

– Saray devlet işlerine karışmayacaktı,

– Saraya sunulacak olan bütün teklifler kabul edilecekti.

– Devlet memurluklarına istediği kişileri atayabilecekti.

– Kendisi hakkında bir şikayet olursa hemen görevden alınmayacak savunması alındıktan sonra karar verilecekti.

Köprülü Mehmet Paşa ayaklanmaları bastırmış, halkı sindirerek ülkedeki asayişi sağlamış, orduyu disiplin altına almıştır.

Köprülü Fazıl Ahmet Paşa (1661-1676)

K. Mehmet Paşa’dan sonra yerine oğlu Fazıl Ahmet Paşa geçti. Fazıl Ahmet Paşa Erdel meselesi yüzünden Avusturya’yla mücadele ederek Vasvar Antlaşması’nı imzaladı (1664).

– Girit’in fethini gerçekleştirdi (1669)

– Lehistan’la mücadele ederek Padolya’yı, Bucaş Antlaşması’yla Osmanlı sınırlarına kattı (1672).

–  Bütçe açığını kapatarak maliyeyi düzeltti.

Fazıl Ahmet Paşa’dan sonra yerine Fazıl Mustafa Paşa geçmiş, o da bazı ıslahatlar yapmıştır.

XVII. yy. Islahatlarının Genel Özellikleri

– Islahatlar devlet politikası olarak ele alınmamıştır. Ancak kişilerin kendi yetenek ve çabalarıyla sınırlı kalmıştır.

– Özellikle ekonomik alanda yapılan ıslahatlar, saraydaki çıkarcı grubun engeliyle karşılaşmıştır.

– Bu ıslahatlar köklü çözümlerden uzak, korku ve şiddete dayanan tedbirlerle toplum düzeltilmeye çalışıldığından uzun süreli olmamıştır.

– Yapılan ıslahatlarda Avrupa’nın etkisi olmamıştır.

 

Örnek soru:

Duraklama Döneminde, Askerlikle ilgili olmayanların Yeniçeri Ocağı’na alınmasıyla devletten maaş alan yeniçeri ağası artmış; ayrıca tımar sisteminin bozulmasıyla da köylü toprağını bırakarak şehirlere göç etmek zorunda kalmıştır.

Aşağıdakilerden hangisinde bu iki durumun da önemli etkisi vardır?

A)           Ülke ekonomisinin bozulması

B)           Eğitime önem verilmesi

C)           Dış ülkelerle diplomatik ilişkiler kurulması

D)           Toprağın, elde edilen gelirlere göre gruplara ayrılması

E)            El sanatında bozulma olması

 

Çözüm: Osmanlı Devleti’nde, Tımar Sistemi’nin bozulmasıyla, topraklarını terk eden tımarlı sipahiler yeniçeri olmak için İstanbul’a geldiler. Ayrıca Tımarlı Sipahiler’in Anadolu’da eşkıyalık yapmaya başlaması, Anadolu halkının şehirlere göç etmesine neden oldu. Bütün bunların temel nedeni bozulan ekonomiydi.

Buna göre cevap “A” seçeneğidir.

Örnek Soru:

Osmanlı Devleti’nin Avusturya ve İran ile yaptığı savaşların uzaması ve halktan yeni vergiler alınması, aşağıdaki olaylardan hangisinin nedeni olarak kabul edilmektedir?

A)           Kabakçı Mustafa isyanının başlaması

B)           Celali isyanının başlaması

C)           Kavalalı ayaklanması

D)           31 Mart olayının başlaması

E)            Yeniçeri Ocağının kaldırılması

 

Çözüm: XVI. yüzyılın sonlarından itibaren Osmanlı Devleti’nin ekonomisi bozulmaya başlamıştır. Bu sırada başlayan Avusturya ve İran savaşlarının uzaması ve devlet bütçesinde meydana gelen açığı kapamak için halktan yeni vergiler alınmak istenmesi Celali isyanlarının çıkmasına neden olmuştur

Buna göre cevap “B” seçeneğidir.

Hakkında Yorgun

Yorgun
Yorgun... Bir tarih öğretmeni... En iyisini bildiğini iddia etmiyor... Öğrenmeye ve bildiğini,bildiği kadarıyla öğretmeye çalışıyor...

Bir Cevap Yazın