Ana Sayfa / Tarih 10 Dersi / 5. Ünite: Dünya Gücü Osmanlı (1453-1600) Ünitesi / Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi Kısa Özeti

Osmanlı Devleti Yükselme Dönemi Kısa Özeti

OSMANLI DEVLETİNİN YÜKSELME DÖNEMİ

 

Yükseliş Dönemi (1453-1579)

Osmanlı tarihinde, İstanbul’un Fethinden (1453) Sokullu Mehmet Paşanın ölümüne kadar (1579) geçen zamana Yükselme dönemi denir.

Yükselme Dönemi Padişahları:

1.II. Mehmet (Fatih) (1451 – 1481)

2. II. Bayezıt (1481 – 1512)

3. I. Selim (Yavuz)(1512 – 1520)

4. I. Süleyman (Kanuni) (1520 – 1566)

5. II. Selim (1566 – 1574)

6. III. Murat (1574 – 1595)

 

Fatih Sultan Mehmed (1451 – 1481)

İstanbul’un Fethi Nedenleri:

– İstanbul’un stratejik bakımdan çok önemli bir mevkide olması.

– Bizans’ın, Osmanlı Devleti’ndeki taht kavgalarını desteklemesi

– Bizans’ın Anadolu Beylikleri’ni Osmanlılar’a karşı kışkırtması

– Osmanlı Devletinin toprak bütünlüğünün sağlanmak istenmesi.

– Bizans’ın Osmanlılar’a karşı haçlıları yardıma çağırarak Osmanlıları zor durumda bırakması.

– İstanbul’un önemli bir ticaret limanı olması (İpek yolu)

– Hz. Muhammed (S.) tarafından İstanbul’un fethedileceğinin müjdelenmesi

 

Hazırlıklar:

– Fatih Karadeniz yoluyla Balkanlar’dan gelecek yardımları kontrol altına almak için Rumeli Hisarı’nı yaptırdı.

– İstanbul surlarını yıkabilmek için büyük toplar yaptırıldı.

– 400 parçalık donanma oluşturuldu.

– Balkanlardan gelebilecek yardımları önleyebilmek için akıncı beyleri Mora’ya gönderildi.

– Bazı devlet ve beyliklerle antlaşma yapıldı.

– Büyük mancınıklar ve yürüyen kuleler yaptırıldı.

– Karamanoğulları yenilgiye uğratılarak Anadolu’dan Bizans’a yardım gelmesi önlendi.

 

Bizans’ın Durumu ve Hazırlıkları

– Bizan’ın elinde sadece İstanbul ve yakın çevresi kalmıştı.

– İçte mezhep kavgaları mevcuttu. İmparator Konstantin Papa’nın yardımını almak için Ortodoks ve Katolikleri birleştirmek istemişse de din adamları buna karşı çıkmıştır

–  Haliç zincirlerle kapatıldı

Bizans’la yapılan mücadele sonucunda 29 Mayıs 1453’te İstanbul fethedilmiştir.

Fethin Sonuçları:

– Ortaçağ’ın sonu Yeniçağ’ın başlangıcı oldu.

– Osmanlı Devleti İmparatorluk haline geldi.

– Bizans Devleti yıkıldı. Böylece Osmanlılar’ın Avrupa’da ilerleyişi kolaylaştı.

– Osmanlılar’ın yeni başkenti İstanbul oldu.

– Bizans bilginleri İtalya’ya giderek Rönesansın doğmasına neden oldu.

– Derebeylik rejimi yıkıldı. (Büyük toplar sayesinde)

– İpek yolunun denetimi Osmanlılar’a geçti. Bunun üzerine Avrupalı denizciler açık denizlere çıkmak suretiyle Coğrafi Keşifler’in başlamasına neden oldular.

İstanbul’un fethinden sonra Fatih Avrupa’daki tepkiyi hafifletmek amacıyla Ortodokslar’a tam bir dini serbestlik verdi. Böylece Fatih Hıristiyan devletlerin Osmanlılar’a karşı birleşmelerini önledi.

Batıdaki Gelişmeler

Sırbıstan Seferleri (1454 – 1459):

Sırbistan II. Murat zamanında Edirne Segedin Antlaşması’yla elimizden çıkmıştı. Fatih’in düzenlemiş olduğu seferler sonucunda Belgrat dışındaki bütün Sırbistan toprakları Osmanlı Devleti’ne geçmiştir.

Mora Seferi (1460):

Mora, Osmanlılar’ın İtalya’ya yapacakları seferler için önemli bir üstü Fatih yaptığı iki sefer sonucunda Mora’yı ele geçirdi.

Eflak Seferi (1462)

Boğdan, Bosna, Hersek Seferleri (1465)

“Arnavutluk’un Ele Geçirilmesi (1479) :

Venedik ve Macarlar’la İttifak yapan Arnavutluk krallığı üzerine yürüyen Fatih burayı ele geçirmiştir.

 

Anadolu Fetihleri

Fatih Anadolu’daki birliği sağlamak amacıyla harekete geçerek:

– Cenevizler’den Amasra’yı aldı (1459)

– Trabzon Rum İmparatorluğu’nu yıktı (1461)

– Sinop alınarak Candaroğulları Beyliği’ne son verildi (1460)

– Osmanlı Devleti’ni en fazla uğraştıran Karamanoğulları Osmanlılara bağlandı.(1466)

 

Otlukbeli Savaşı (1473):

Nedeni:

– Akkoyunların; Osmanlılar’a karşı Venedikliler’le ittifak yapması,

– Karamanoğulları’nı himaye etmesi

– Osmanlı sınırlarına tecavüz etmesi

Fatih Anadolu’nun en güçlü devletlerinden olan Akkoyunlular üzerine sefere çıkmıştır. Uzun Hasan’la Otlukbeli (1473) mevkiinde yapılan savaşı Osmanlılar kazanarak Doğu Anadolu’yu hakimiyeti altına almıştır.

Denizlerdeki Fetihler

Cenevizliler’den, İmroz, Taşoz, Bozcaada, Limni alındı. Venedikliler’den Eğriboz ve Midilli alındı.

Kırım’ın Osmanlı Devleti’ne Bağlanması (1477):

Fatih’in Kırım’ı Almak İstemesinin Nedenleri:

– Cenevizliler’in Kırım’daki egemenliğine son vermek

– Karadeniz kıyılarındaki ticarete de egemen olarak Asya ticaretine hakim olmak.

– Eflak ve Boğdan bölgelerine doğrudan ulaşabilmek.

Kırım’ın Alınmasının Sonuçları:

– Karadeniz Türk gölü haline gelmiştir.

– Karadeniz kıyılarındaki son Ceneviz kolonileri ele geçirilmiştir.

– İpek Yolu ve Karadeniz ticaretinin denetimi Osmanlı Devleti’ne geçmiş, Osmanlı ekonomisi güçlenmiştir.

– Eski bir Türk hanlığı yönetiminin Osmanlı hakimiyetine geçmesi devletigüçlendirmiştir.

 

Osmanlı Venedik Savaşları (1463 – 1479) :

İstanbul’un fethi Venedik ve Cenevizliler’in ekonomisini olumsuz yönde etkilemişti. Bu yüzden Venedikliler’le uzun yıllar mücadele edildi. Mücadelelerin sonucunda iki devlet arasında barış yapıldı. (1479)

Buna göre;

– Venedikliler aldıkları yerleri geri verecekti.

– Venedikliler Osmanlılar’a her yıl 10 bin altın verecekti.

– Venedikliler İstanbul’da elçi bulundurabilecekti.

 

İtalya Seferi (1480) :

Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Osmanlı donanması İtalya üzerine yürüyerek Otranto limanını ele geçirdi. (1480) Roma üzerine yürüyeceği sırada Fatih’in vefatı üzerine geri döndü.

Örfi hukuka dayanan Kanunname-i Ali Osman Fatih zamanında oluşturulmuş daha sonraları bu kanunlara bazı eklemeler yapılmıştır.

II. Bayezid (1481 – 1512)

Fatih’in ölümü üzerine yerine oğlu II. Bayezıt geçti. Ancak bazı devlet adamları Fatih’in küçük oğlu Cem’i destekliyorlardı.

Cem olayı:

II. Bayezıt’la Cem arasındaki ilk mücadeleyi Cem kazandı. Bursa’yı ele geçirerek kendi adına hutbe okuttu.

İki kardeş arasındaki ikinci mücadeleyi ise Cem kaybetti.

Cem Sultan bundan sonra sırasıyla,

– Karamanoğulları’na

– Memlükler’e

– Rodos şövalyelerine sığındı. Rodos şövalyeleri de onu Papa’ya teslim ettiler. Cem, Papa’nın yanında hapis hayatı yaşamıştır. Bayezıt ise Papa’ya, Cem’i bırakmaması karşılığında her yıl önemli miktarda para vermiştir. Papa’nın asıl gayesi Osmanlılar’a karşı yeni bir haçlı seferi düzenlemek ve başına Cem’i geçirmektir. Fakat Cem bunu kabul etmez. Bir süre sonra da ölür (1495).

– Cem Sultan’ın Rodos şövalyelerine sığınmasıyla (1482) Cem sorunu bir iç sorunken bundan sonra bir dış sorun haline gelmiştir.

 

Osmanlı – Memlük Münasebetleri (1485 – 1491):

Osmanlı – Memlük ilişkileri Fatih zamanında; Hicaz Su Yolları yüzünden bozulmuştu. II. Bayezıt döneminde ise Cem Sultan’ın ve Karamanoğulları’nın himaye edilmesi, Dulkadiroğulları ve Ramazanoğulları Beyliği’nin içişlerine karışması ve hakimiyetleri altına almak istemeleri gibi nedenlerden dolayı iyice bozulmuştur.

İki devlet arasındaki uzun mücadelelerden sonra barış yapılmıştır.

Osmanlı – Safevi İlişkileri:

Şii Safevi Devleti’ni kuran şah İsmail Akkoyunlu Devleti’ni yıktıktan sonra iyice güçlenmeye başladı. Osmanlılar Venedikliler’le mücadele ederken Safeviler bundan yararlanarak Anadolu’ya propagandacılar gönderdiler. Bunun sonucunda 1511’de Antalya ve çevresinde şahkulu ayaklanması patlak verdi. Bu isyan zorlukla bastırılmıştır.

Osmanlı Venedik İlişkileri (1499 – 1503):

Osmanlı Venedik ilişkileri yeniden bozularak iki devlet arasında savaşlar başladı. Osmanlılar başarılı olarak Modon, Koron ve Navarin limanlarını ele geçirdi. Bunun üzerine Venedikliler barış istemek zorunda kaldılar.

 

II. Bayezıt’ın Tahttan İndirilmesi:

II. Bayezıt’ın üç oğlu olup bunlardan Korkut, Manisa’da; Ahmet, Amasya’da; Selim ise Trabzon’da sancak beyi idiler.

Yavuz, babasının Ahmet’i tahta geçirmek istemesi üzerine ayaklandı. Çorlu yakınlarında yapılan mücadeleyi kaybetmesine rağmen Yeniçerilerin kendisini istemesi üzerine hükümdar oldu (1512).

– II. Bayezıt zamanında Hersek ve Boğdan ele geçirilmiştir (1484)

– Kili ve Akkerman kaleleri alınarak Balkanlar’la Kırım arasındaki karayolu hakimiyet altına alındı.

– II. Bayezıt zamanında Cem olayı yüzünden İspanya’daki Müslümanlara doğrudan yardım edilememiştir.

 

Yavuz Sultan Selim (1512 – 1520):

Yavuz Sultan Selim başa geçer geçmez kardeşleri Ahmet ve Korkut’u bertaraf ederek yönetimi tamamen eline geçirmiştir.

Osmanlı İran İlişkileri

Çaldıran Savaşı (1514)

Nedenleri:

– şah İsmail’in Doğu Anadolu’daki toprakları ele geçirmek istemesi.

– Şah İsmail’in Osmanlılar’a düşman bazı beyleri koruması

– I. Selim’le şah İsmail arasındaki üstünlük mücadelesi

– I. Selim’in, Safevi Devleti’ni yıkarak, Türk-İslam hakimiyetini sağlamak istemesi

 

İki ordu Çaldıran’da karşılaşmış mücadeleyi Osmanlılar kazanmıştır. Böylece;

– Doğu Anadolu tamamen Osmanlı hakimiyetine geçti.

– İran hazinesi ve ağırlıkları Osmanlılar’a geçti.

– İpek yolu tamamen kontrol altına alındı. (Tebriz-Halep, Tebriz – Bursa yolu).

Not: Safevi Devleti iyice zayıflamasına rağmen Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar varlığını sürdürdü. Bu devletin varlığı Anadolu ile Orta Asya Türk dünyasının ilişkisini koparmıştır. Türkmenlerin Anadolu’ya gelişine engel olmuştur.

 Turnadağ savaşı (1515) :

Çaldıran Seferi dönüşünde I. Selim Dulkadiroğulları Beyliği’ni Turnadağ Savaşı’yla Osmanlı hakimiyetine aldı. (1515)

Osmanlı – Memlük ilişkileri:

Osmanlı – Memlük ilişkileri Fatih döneminde bozulmuş II. Bayezıt zamanında ilk mücadeleler yapılmıştır.

Nedenleri:

– Osmanlıların Baharat yolunu kontrol altına almak istemesi

– İki devletin Türk İslam dünyasına hakim olmak istemesi.

– Memlükler’in şah İsmail’le ittifak yapması.

Osmanlılar, Memlükler’le Mercibadık ve Ridaniye olmak üzere iki savaş yapmışlardır. Mercibadık (1516) savaşıyla Memlükler yenilmiştir.

Böylece;

– Suriye ve Filistin toprakları Osmanlılar’a geçti. Bir yıl sonrada Ridaniye (1517) savaşı yapıldı. Memlükler bir kez daha yenilmiştir.

 

Sonuçları:

– Memlük Devleti yıkılmıştır.

– Mısır, Hicaz, Suriye, Filistin gibi kutsal topraklar Osmanlılar’a geçmiştir.

– Osmanlı hazinesi zenginleşmiştir.

– Baharat yolu Osmanlılar’a geçmiştir.

– Doğu Akdeniz Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

– Venedik, Kıbrıs için Memlükler’e verdiği vergiyi bundan böyle Osmanlılara verilmeyi kabul etmiştir.

– Halifelik Osmanlılar’a geçmiştir.

– Kuzey Afrika’da ilk kez egemenlik sağlanmış, kutsal emanetler İstanbul’a getirilmiştir.

I.Selim zamanında İpek yolundan sonra Baharat yolu da Osmanlılar’a geçmiş, fakat, Portekizler’in Ümit Burnu’nu keşfetmesiyle bu yol eski önemini kaybetmiştir.

 

 

Kanuni Sultan Süleyman (1520 – 1566)

Yavuz Sultan Selim’in ölümüyle yerine geçen oğlu Kanuni Osmanlı tarihinde en uzun süre tahtta kalan hükümdar olmuştur.

Kanuni son derece elverişli şartlarda hükümdar olmuştur çünkü;

– Saltanatta hak iddia edecek şehzade yoktu.

– Hazine ağzına kadar doluydu.

– Ordu ve donanma gelişmiş durumdaydı.

Kanuni dönemi askeri, ekonomik ve sosyal alanlarda, kurumların işleyişindeki düzen sebebiyle daha sonraki devirlere sürekli örnek gösterilmiştir.

Kanuni döneminin ilk yıllarında bazı isyanlar çıkmıştır.

a) Canberdi Gazali İsyanı (1521) : Memlük komutanlarındandı. Mısır seferi sonucunda Yavuz onu şam valiliğine atamıştı. Yavuz’un ölümü üzerine ayaklanan Canberdi Gazali isyanı kısa sürede bastırılmıştır.

b) Ahmet Paşa İsyanı (1524) : Kanuni’nin kendisine Sadrazamlık vermeyerek Mısır’a vali ataması üzerine ayaklandı. Ayaklanma kısa sürede bastırılmıştır.

c) Baba Zünnun İsyanı (1525) : Vergi sorunu yüzünden etrafına topladığı Tükmenler’le ayaklandı. İsyan bastırılmıştır.

d) Kalenderoğlu İsyanı (1526) : Hacı Bektaş soyundan gelen Kalenderoğlu, şiileri ve Dulkadiroğulları’nı etrafında toplayarak ayaklandı. Bazı başarılar sağlamasına rağmen Sadrazam İbrahim Paşa kuvvetleri tarafından isyan bastırılmıştır.

 

Kanuni’nin Batı Seferleri

Osmanlı – Avusturya Macaristan ve Alman ilişkileri:

Roma Germen İmparatoru Şarlken, Avrupa Hristiyan dünyasının liderliğini ele geçirmek istiyordu. Bu yüzden Fransay’la savaşarak onu yenilgiye uğratmış, I. Fransuva’yı esir almıştı. Avusturya kralı Ferdinant ise şarlken’in kardeşi olup Macar kralı II. Layoş’un kızkardeşiyle evliydi.

Belgrat Seferi (1524) :

Kanuni stratejik bir öneme sahip olan Belgrat üzerine sefere çıkarak burayı Macaristan’dan aldı. Böylece Orta Avrupanın savunma hattında önemli bir gedik açılmış oldu.

Mohaç Savaşı (1526):

Nedeni:

– Belgrat’ın fethinden sonra Macar kralının Şarlken ile Ferdinant’ın desteğini sağlayarak Osmanlı’ya cephe alması

– Şarlken’e esir düşen Fransa’nın Kanuni’den yardım istemesi

Macaristan topraklarına giren Osmanlı kuvvetleri Mohaç mevkiinde Macar kuvvetlerini bozguna uğratmıştır.

Mohaç Savaşı’nın sonucunda Budin ve Macaristan’ın tamamı Osmanlılar’a geçti. Kanuni Macaristan’ın başına Yanoş’u getirerek Osmanlılar’a bağlı bir Macar krallığı kurdu.

  I. Viyana Kuşatması (1529):

Kanuni’nin geri dönmesini fırsat bilen Avusturya kralı Ferdinant Budin’i ele geçirdi (1527). Bunun üzerine Kanuni Budin üzerine yürüyerek burayı ele geçirdi. Ardından Avusturya’nın başkenti Viyana’yı kuşattı. Ferdinant ve Şarlken Kanuni’nin karşısına çıkamadılar.

Kuşatmanın Başarılı Olamamasının Nedenleri:

– Avrupalı devletlerin yardım etmesi

– Kış mevsiminin bastırması

– Viyana surlarının sağlam olması

 

Almanya Seferi (1532):

Ferdinant’ın tekrar Budin’i kuşatması üzerine Kanuni Avusturya’ya girerek bazı kaleleri ele geçirdi. Şarlken ve Ferdinant yine Kanuni’nin karşısına çıkamadılar. Ferdinant’ın barış istemesi üzerine İstanbul Antlaşması (Belgrat) imzalandı. (1533)

Buna göre;

– Ferdinant Kanuni’nin üstünlüğünü kabul ederek Osmanlı sadrazamına denk sayılacaktı.

– Ferdinant, Yanoş’u Macar kralı olarak tanıyacak ve topraklarına saldırmayacaktı.

– Ferdinant elindeki Macar toprakları için her yıl Osmanlılara vergi verecekti.

Bu sefer sonucunda Macar kralı Yanoş’un ölmesi üzerine Ferdinant yeniden Macaristan’a saldırdı. Kanuni bir kez daha Macaristan seferine çıktı.

Macaristan üç bölgeye ayrıldı (1541).

1. Budin beylerbeyliği Osmanlılara bağlandı.

2. Macaristan’ın bir kısmı Yanoş’un oğluna Erdel beyliği olarak bırakıldı.

3. Kuzey Macaristan ise Ferdinant’a bırakıldı.

 

Osmanlı Fransız İlişkileri ve Kapitülasyonlar (1535)

Fransa kralı I. Fransuva “Pavia” savaşında şarlken’e esir düşerek Kanuni’den yadım istedi. Kanuni’de onu kurtarmış ve Fransa’ya kapitülasyonları vermiştir. (1535) Bunun başlıca iki sebebi vardır:

1. Sönmekte olan Akdeniz ticaretini canlandırmak.

2. Fransa’yı kutsal Avrupa ittifakından uzaklaştırmak.

 

Kapitülasyonlarla ilgili maddeler

1. Fransa Osmanlı limanlarından yararlanacaktı.

2. Fransız tüccarlar diğer devletlere nazaran daha az gümrük vergisi ödeyecekti.

3. Fransız tüccarları arasındaki davalara Fransız hakim bakacaktı.

4. Fransız tüccarlarıyla Türkler arasındaki davalara Türk mahkemeleri bakacak ancak Fransız bir tercüman bulundurulacaktı.

5. Bu antlaşma her iki hükümdar hayatta olduğu sürece geçerli olacaktı.

– Kanuni zamanında imzalanan kapitülasyonlar Osmanlı Devleti’nin yararınaydı. Fakat Osmanlılar’ın zayıflaması üzerine kapitülasyonlar 1740 ‘dan itibaren devamlı hale getirilmiştir. Bu durum ülkenin sömürülmesine iğneden ipliğe kadar Avrupa’ya bağımlı hale gelmesine neden olmuştur.

 

Doğudaki Gelişmeler

İran Seferleri:

Kanuni’nin Macaristan seferlerine çıkmasını fırsat bilen Safeviler Anadoludaki beylikleri isyana teşvik etmiş diğer taraftan Macarlar’la ittifak kurmaya çalışmışlardır.

1. İran Seferi (Irakeyn) (1534) : Kanuni İstanbul Antlaşmasından sonra İran üzerine yürüyerek Tebriz, Azerbaycan ve Bağdat’ı ele geçirdi.

2. İran Seferi (1534) : Safeviler’in kaybettikleri yerleri ele geçirmesi üzerine Kanuni ikinci İran seferine çıkarak Van, Tebriz ve civarını yeniden ele geçirmiştir.

3. İran Seferi (1553) : Osmanlı ordusunun Avrupada’ki meşguliyetini fırsat bilen Safeviler yeniden saldırıya geçtiler. Kanuni bunun üzerine üçüncü İran seferine çıktı (1553). Nahcivan, Karabağ ve Revan ele geçirildi. Safeviler’in barış istemesi üzerine Amasya Antlaşması imzalanmıştır (1555)

 

Buna göre;

– Doğu Anadolu, Tebriz ve Bağdat Osmanlılarda kalıyordu

Amasya Antlaşması Osmanlı Devleti’nin İranla yaptığı ilk resmi antlaşmadır.

Not:  Kanuni zamanında Rusya güçlenmeye başladı. Kırım’a gerekli yardımı sağlayamayan Osmanlı Devleti Rus çarı Korkunç İvan’ın Kazan ve Astarhan’ı ele geçirmesini önleyemedi. (1553 – 1556)

Denizlerdeki Gelişmeler

Rodos’un alınması (1522) :

Rodos adası Akdeniz’in en önemli üslerinden olup Fatih zamanında üç kez kuşatılmasına rağmen alınamamıştı. Burada bulunan Sen’jan şövalyeleri Osmanlı ticaretini sekteye uğratıyordu. Kanuni Rodos’a büyük bir donanma gönderdikten sonra kendisi de 100 bin kişilik orduyla harekete geçti. Yapılan mücadelelerden sonra burası Osmanlılar tarafından alındı (1522). Şarlken Sen’jan şövalyelerininin dağılmaması için onlara Malta adasını tahsis etti.

Preveze Deniz Savaşı (1538):

Cezayir hakimi Barboros Hayrettin Paşa’nın 1533’te Osmanlı hakimiyetine girip Kaptan-ı Derya olması Akdeniz’de Osmanlı Devleti’ne büyük başarılar kazandırdı.

Türkler’in Akdeniz’deki faaliyetleri Avrupa’da endişe yaratıyordu. Şarlken papanın önderliğinde Venedik, İspanyol, Ceneviz, Malta, Portekiz gemilerinden oluşan büyük bir haçlı donanması hazırlayarak başına Andrea Dorya’yı getirdi. Osmanlı donanmasında ise Barbaros Hayrettin, Turgut Reis, Seydi Ali Reis, Salih Reis bulunmaktaydı. 1538’de Preveze’de yapılan savaşı Osmanlılar kazandı.

Böylece:

– Akdeniz bir Türk gölü haline geldi ve

– Barbaros 1543’te Fransız donanmasıyla işbirliği yaparak Nis şehrini ele geçirdi.

– Barbaros’un öğrencilerinden olan Turgut Reis ise 1553’te Korsika adasını ele geçirdi.

 

Trablusgarb’ın Fethi (1551):

Venedikli’lerin Osmanlı Devleti’yle ayrı bir antlaşma yapması Avrupa devletlerini kızdırdı. Şarlken bir donanma hazırlayarak Cezayir’e saldırdı. Fakat Hasan Paşa komutasındaki Türk kuvvetlerine yenildiler. Şarlken 1530’da Trablusgarb’ı almış ve Sen Jean sövalyelerine vermişti. Turgut Reis burayı kuşatarak (1551) ele geçirdi. Trablusgarb’a beylerbeyi olarak atandı.

Cerbe Savaşı (1559 – 1560):

Kaptan-ı Derya Piyale Paşa ve Turgut reis Cerbe adasındaki deniz savaşında İspanyollar’ı büyük bir yenilgiye uğratarak Cerbe Adası’nı fethettiler. Cerbe’deki Savaş Preveze’den sonra en büyük deniz savaşlarından biridir. Bu savaşın kazanılmasıyla birlikte Kuzey Afrika’daki Türk hakimiyeti sağlamlaşmıştır.

Malta Adası’nın Kuşatılması (1565):

Rodos’un alınmasından sonra Sen Jan şövalyeleri Malta Adası’na yerleşmişlerdi. Osmanlı Ticareti ve Kuzey Afrika’daki topraklar için bir saldırı üssü haline getirmişlerdi. Kanuni adanın alınmasını istedi. Kale kuşatıldı. Turgut Reis kuşatma sırasında şehit düştü. Bunun üzerine kuşatma başarısız oldu.

Hind Deniz Seferleri:

Portekizliler Ümit burnunu bularak Hindistan’a giden yolu kısaltmışlar ve Hindistan’da sömürgeler kurmuşlardır. Ayrıca Kızıldeniz ve İran körfezini baskı altına alarak ticaret merkezlerinin yolunu kapatmışlardır

Hint Seferleri’nin Sebepleri:

– Hint ticaret yolunu açmak

– Baharat yolunun işlerliğini sağlamak

– Müslüman Hint kralına yardım etmek

– Hac yolunu güvence altına almak

– Hadım Süleyman Paşa, Ali Reis, Murat Reis, Piri Reis görevlendirilerek dört Hint Seferi düzenlenmiş fakat önemli bir başarı elde edilememiştir.

 

Bunun sebepleri:

– Osmanlıların bu seferlere gereken önemi vermemesi

– Gemilerin okyanuslara dayanmaması

– Portekizler’in güçlü bir donanma oluşturmasıdır

– Batıya yapılacak seferlerin daha kârlı görülmesi

Sonuçları:

– Yemen’in bir bölümü, Habeşistan, Eritre ve Sudan ele geçirildi.

– Kızıldeniz bir iç deniz haline geldi.

– Hint ticareti kesin olarak Osmanlılar’ın elinden çıktı.

– Hint deniz ticareti elimizden çıktı. Buradaki üstünlük Portekizliler’egeçti.

Hint deniz seferlerine katılan Piri Reis’in Kitab-ı Bahriye isimli bir eseri önemlidir.

 

Zigetvar Seferi (1566):

Erdel ve Macaristan topraklarına saldıran Avusturya kralı Maksimilyen üzerine sefere çıkan Kanuni Zigetvar kalesini kuşattı (1566). Kuşatma sırasında Kanuni öldü. Zigetvar ele geçirildi.

 

Sokullu Devri (1566 – 1579)

Kanuni’nin ölümünden sonra tahta geçen oğlu II. Selim ve II. Selim’in oğlu III. Murat zamanında esas yönetim Sokullu’nun elinde olduğundan bu devre Sokullu devri adı verilmiştir. Bu dönemde,

– Cenevizler’den Sakız adası alındı (1568)

– Yemen ise tamamen Osmanlı hakimiyetine girdi. (1548)

 

Kıbrıs’ın Fethi (1570):

Doğu Akdenizde Osmanlı hakimiyetini sağlayabilmek için Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Venedik’i bozguna uğratarak Kıbrıs’ı ele geçirdi.

İnebahtı Deniz Savaşı (1571):

Kıbrıs’ın Osmanlılar tarafından alınması üzerine Haçlılar İnebahtı mevkiinde Osmanlı donanmasını yaktılar.

Osmanlılar’ın denizlerde almış olduğu ilk büyük bozgundur. Buna rağmen 5-6 ay gibi kısa sürede yeni bir donanma hazırlanmıştır.

Osmanlı tarihinde donanmamız dört kez yakılmıştır.

1. Sokullu devrinde (İnebahtı 1571) (Haçlılar)

2. III. Mustafa devrinde (Çeşme 1772) (Rusya)

3. II. Mahmut devrinde (Navarin 1827) (Rusya)

4. Abdülmecit devrinde (Sinop 1853) (Rusya)

Tunus 1574’te İspanyollar’dan alınarak Beyberbeyliği haline getirildi.

Tunus’un fethiyle Kuzey Afrika’nın tamamı Osmanlı hakimiyetine girmiştir.

– Lehistan 1576 ‘da Osmanlı hakimiyetine girdi.

– Fas 1577’de Portekizlilerden alındı.

 

Sokullu’nun gerçekleştirmek istediği iki önemli kanal projesi vardı.

1. Don Volga Kanalı

Nedenleri:

– İran savaşlarında donanmadan yararlanmak

– Rusya’nın güneye inişini önlemek

– Türkistan hanlıklarıyla ilişkileri artırmak

Fakat kanal açma projesi Rusya’nın engellemesi yüzünden gerçekleşmemiştir.

 

2. Süveyş Kanalı:

İlk defa Yavuz döneminde gündeme gelmiştir. Bu yol açılmış olsaydı.

– Baharat yolu yeniden kontrol altına alınabilirdi.

– Hint Okyanusundaki sömürgecilik faaliyetleri önlenirdi.

– Osmanlı Devleti’nin stratejik önemi artardı.

Fakat bu proje de gerçekleştirilememiştir.

İngiltere ve Hollanda’ya Sokullu döneminde bazı ayrıcalıklar verilmiştir. Pasarofça Antlaşması’ndan sonra bu iki devlete kapitülasyonlar verilecektir (1718).

Sokullu’nun Ölümü (1579)

Üç padişah döneminde (Kanuni, II. Selim, III. Murad) sadrazamlık yapan Sokullu, III. Murad döneminde siyasi gücünü kaybetmeye başlamıştı. Bir divan toplantısından çıkarken bir meczup tarafından öldürülmüştür. Onun ölümüyle yükselme devri sonra ermiştir.

Örnek soru

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethi ile Bizans İmparatorluğu’na son verildiği halde, İstanbul’da Ortodoks Kilisesi’nin varlığı korunmuştur.

Aşağıdakilerden hangisi Fatih’in bu yolla ulaşmak istediği bir amaç olamaz?

A)           Hıristiyan dininde mezhep ayrılıklarına son vermek

B)           Yönetimi altındaki Hıristiyanlara hoşgörü ile davranıldığını ortaya koymak

C)           Ortodoks Kilisesi’nin hareketlerini kontrol altına almak

D)           Katolik Kilisesi’ne karşı bir güç oluşturmak

E)            Balkanlar’daki savaşlarda Rumlar’ın desteğini kazanmak

 

Çözüm: Osmanlı Devleti’nin temel politikalarından birisi de yüzyıllardan beri sürdürülen, İslam Dinini dünyaya egemen kılmak düşüncesidir. Fatih, Ortodoks Kilisesi’nin etkinliğini bildiğinden onlara bazı haklar vermiştir. Hıristiyan dininde mezhep ayrılıklarına son verme düşüncesi ise Fatih’in hedeflerinden biri değildir.

Buna göre cevap “A” seçeneğidir.

 

Hakkında Yorgun

Yorgun... Bir tarih öğretmeni... En iyisini bildiğini iddia etmiyor... Öğrenmeye ve bildiğini,bildiği kadarıyla öğretmeye çalışıyor...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.