Ana Sayfa / Haberler / Tarih Haberleri / Başbağlar Katliamı’nın üzerinden çeyrek asır geçti

Başbağlar Katliamı’nın üzerinden çeyrek asır geçti

Alevi-Sünni çatışması çıkarmak için tertiplenen ve 33 kişinin hunharca katledildiği Başbağlar Katliamı’nın üzerinden 24 yıl geçti.

Erzincan’ın Kemaliye İlçesine bağlı Başbağlar köyü, 5 Temmuz 1993 akşamı yaklaşık 100 kişilik PKK’lı bir grup terörist tarafından basıldı. Camiden çıkan cemaat köy meydanına toplandı. Evlerden de isim isim anons yapılarak insanlar dışarı çıkartıldı.

5 Temmuz Pazartesi akşamı 20.00’de başlayan katliam saat 22.00’ye kadar sürdü. Köyün giriş çıkışı tutulup telefonlar kesildi. Sonrasında ‘ateş serbest’ emriyle köylü kurşuna dizildi.

Olay yerinde 28 köylü şehit oldu. 5 kişi ateşe verilen evlerin içinde yakıldı. Köylülerin kendi kaynaklarıyla yaptırdığı okul, cami, köy odaları, imam evi, mahalle odaları, öğretmen lojmanı, köylülere ait yüzlerce hayvan, 5 araç ve 191 ev lav silahları, el bombaları, dinamit ve yanıcı kimyasallarla yakıldı. Gece 01.00 sularında Başpınar Jandarma Karakolu’na haber verildiği halde, ihbara itibar edilmedi.

Sabah 05.00 sıralarında komşu köye sığınan bir vatandaşın İstanbul’daki oğlunu, oğlunun da Kemaliye kaymakamını aramasıyla devlet olaydan haberdar oldu. Kaymakamla beraber güvenlik güçleri 09.00-09.30 arası ancak köye ulaşabildi.

Yakılan evlerden birkaç gün boyunca alevler, ateşler ve dumanlar yükseldi. Şehitler köy hizmetlerine ait kamyonlara odun atılır gibi atılıp götürülerek cenazelere saygısızlık yapıldı. Cenazeler salı günü akşamından çarşamba gece 01.00’e kadar ancak defnedilebildi.

SAHTE SANIKLAR TÜRETTİLER

Başbağlar Katliamı sonrası açılan davaya bakan hakime göre sanıkların hepsi sahteydi. Davanın hakimlerinden Şakir Kadıoğlu, “Katliamdan dolayı tutuklananların olayla hiçbir ilgisi yoktu” dedi. Geçtiğimiz yıl basına konuşan Kadıoğlu, “ Olay yeri incelemelerini savcı değil, oradaki görevli bir asker yaptı. O kimin adını yazdıysa, mahkeme karşısına da o çıkarıldı. Başbağlar Türkiye’nin hukuk tarihinde bir yüz karasıdır. Yazıktır, günahtır” diye konuşmuştu.

‘ALEVİLER YAPTI’ ALGISINA ÇALIŞTILAR

Dava avukatlarından Cüneyt Toraman, Başbağlar katliamını yapanların katliamı ‘Alevi işi’ gibi göstermek için tehditle Alevi köylerinden 19 ile 20 kişiyi gruba dahil ettiklerini belirterek, yargılananların da bu kişilerle sınırlı kaldığını belirtiyor. Toroman, “Davada ceza alıp çıkanlar gözcülük faaliyeti yaptıklarını söyleyen kişilerdi. 3 ay ile 8 ay arasında cezaevinde kaldıktan sonra hapisten çıktılar.

Bu kişilerden ikisi daha önce PKK’dan kaçarak pişmanlık yasasından teslim olmuştu. Bunlar asıl grupla ilgili değillerdi. İfadelerinde, ‘Bir kısım insanların gelerek, tehdit edilip, kendilerine yardımcı olmalarını istediklerini söylediler” dedi. Başbağlar Köyü Muhtarı Ali Akpınar ise, Başbağlar’da zamanaşımından bile söz edemediklerini belirterek, “Yargılama yeniden yapılsın” dedi.

OYSAKİ PKK İTİRAF ETMİŞTİ

PKK’nın Serxwebun’un 95-97 senesi özel sayısına ait Şehitler Albümü isimli yayınında, PKK yöneticisi olan Kazım kod adlı Ercan Sönmez’in kendi örgütü tarafından öldürülmeden önce annesine yazdığı mektupta “O olaydan dolayı partinin kimseyi ciddi şekilde suçlaması söz konusu değil. Hatta olay üstlenilmişti.”

Abdullah Öcalan da savunmasında eylemi PKK’nın yaptığını söylemiş, kendi inisiyatifi dışında eylemi gerçekleştiren Dr. Baran isimli PKK’lı komutanı suçlamıştı.

ALEVİ-SÜNNİ ÇATIŞMASI PLANLADILAR

Geçen yıl, 1992-1993 yılları arasında Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan terör olaylarının araştırılması için Meclis’te kurulan komisyon, Başbağlar’da yaşanan katliamı da araştırmıştı.

Rapora göre, terör örgütü, yıllar öncesinden Tunceli’nin Ovacık ilçesine bağlı Karataş köyü ile Hozat ilçesine bağlı Kozluca köyünden eleman temin etmeye çalışıyor. Örgüt, baskı ve tehditlerle köy halkını sindiriyor.

Katliamdan bir gün önce Karataş köyüne gelen ‘Delil’ kod adlı terörist grubu, “Sivas’ta (Madımak) yapılan katliam halkımıza yapılmıştır. Artık olay Alevi-Sünni, Kürt-Türk sorunu haline gelmiştir. Erzincan’ın Başbağlar köyünde eylem yapacağız, bu konuda sizler de bize yardım edip eyleme katılacaksınız.” şeklinde talimat veriyor.

Erzincan Valiliği’nin komisyona gönderdiği yazıda da olay anı anlatılıyor. Saldırının gece 01.00’de ihbar edildiği, köyden saat 20.30 sularında alevlerin çıktığını gören 1 kilometre uzaklıktaki Yukarı Umutlu köyü halkının korkuyla hiçbir yere haber vermedikleri, bu duruma tahammül edemeyen köy imamının gizli olarak Başpınar Jandarma Karakolu’na telefon ettiği belirtiliyor. Olay tespit tutanağında ise saldırıdan yaklaşık 14 saat sonra Başbağlar’a ulaşıldığı ifade ediliyor.

Katliamdan sonra etrafa bırakılan bildirilerle Alevi-Sünni çatışmasının başladığı görüntüsü vermeye çalışıldığı tespitinde bulunan komisyon, katliamın görünürdeki sebebinin Sivas’ta yaşanan olayların misillemesi olduğunu kaydediyor. Olayın asıl nedenleri ise şöyle sıralanıyor: “Sünni-Alevi çatışmasından siyasî bir kaos ortamı oluşturmak, bir kardeş kavgası, bir iç çatışmadan çeşitli cephelerin açılacağı bir yaygın ateş hattı oluşturmak, bölge halkını göçe zorlayarak sosyal çalkantıların doğmasına zemin hazırlamak.”

 

KAYNAK: haber10

Hakkında Yorgun

Yorgun
Yorgun... Bir tarih öğretmeni... En iyisini bildiğini iddia etmiyor... Öğrenmeye ve bildiğini,bildiği kadarıyla öğretmeye çalışıyor...

İlginizi Çekebilir

28 Şubat’ın bir alçaklığı daha!

28 Şubat döneminde işlenmiş bir kültür cinayeti yıllar sonra öğrenildi ve 1909’a kadar Sultan Abdülhamid’in …

Bir Cevap Yazın