Siyasi İnkılaplar Ders Notu Konu Özeti

 

SİYASİ İNKILÂPLAR

 

A-Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922):

Sebepleri

  • İstanbul hükümeti de İtilaf devletleri tarafından Lozan Görüşmelerine çağrıldı. Bu durum TBMM ile İstanbul hükümeti arasında ikilik oluşturabilirdi.
  • Saltanatın milli egemenlik ilkesine aykırı olması.
  • Bazı çevrelerin hala saltanat yönetimini istemesi

Saltanatın Kaldırılmasının Önemi

  • Lozan’da ikilik çıkması önlendi.
  • Milli egemenlik ilkesi güçlendirildi.
  • Osmanlıların siyasi varlığı sona erdi.
  • Devlet başkanı sorunu ortaya çıktı.
  • Siyasi yetki ile dini yetkinin birbirinden ayrılması ile laiklik yönünde ilk adım atılmış oldu.

Açıklamalar

  • Vahdettin saltanatın kaldırılmasından sonra güvenliğini tehlikede gördüğünden dolayı İngiltere’ye sığındı.
  • Vahdettin’in, İngilizlerden sığınma talebinde bulunduğu mektupta “Müslümanların halifesi” imzasını kullanması, saltanatın kaldırılmasını kabul ettiğini gösterir.
  • Vahdettin’in halifeliği yurt dışında istismar edebileceğini düşünen TBMM 18 Kasım 1922’de Abdülmecit Efendi’yi halife olarak belirledi.
  • Padişahın milli mücadeledeki tutumu saltanatın kaldırılmasını halk nazarında kolaylaştırdı. Mustafa Kemal birleştirici yönünden dolayı Milli Mücadelenin ilk yıllarından saltanata açıkça karşı çıkmadı.
  • Teşkilat-ı Esasiye kanunu padişah ve halifeyi sembolik hale getirmiştir.

 

B-Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)

TBMM’nin açılması ile cumhuriyete dayalı bir devlet kurulmuş fakat ortamın müsait olmamasından dolayı kurulan sistemin adı açıkça söylenememiştir.

İtilaf devletlerinin İstanbul’u boşaltması ile devlet merkezinin neresi olacağı sorunu ortaya çıkmış; 13 Ekim 1923’de Ankara’nın başkent ilan edilmesi ile bu sorun ortadan kalkmıştır.

Ekim 1923’de meclis başkanı yardımcısı ve iç işleri bakanı seçilmesi gerekiyor, fakat meclis bu seçim işinde anlaşma sağlayamıyordu. Meclisin çalışamaz hale gelmesi ise hükümet bunalımını oluşturdu. Bunun üzerine Ali Fethi Okyar hükümeti istifa etti (27 Ekim). Yeni hükümetin kurulması konusunda da problemler çıktı. Bu aksaklıklar meclis hükümeti sisteminden kaynaklanıyordu. Bu sisteme göre bakanlar meclisten tek tek seçiliyordu.

Mustafa Kemal mecliste oluşan bunalımın rejimden kaynaklandığını ve bu bunalımın kabine sistemi ile aşılacağını belirterek cumhuriyetin ilan edilmesine karar verdi. Kabine sistemine göre meclis cumhurbaşkanını seçecek, cumhurbaşkanı başbakanı tayin edecek; başbakan da meclisten uyumlu çalışabileceği kişileri bakan olarak belirleyerek kabineyi kuracaktır.

Mustafa Kemal ilk cumhurbaşkanı, İsmet İnönü ilk başbakan, Ali Fethi Okyar ilk meclis başkanı oldu.

Cumhuriyetin İlanının Önemi

  • Rejimin ve devletin adı belli oldu.
  • Devlet başkanlığı sorunu çözüldü.
  • Kabine sistemine geçildi.
  • 1921 Anayasasında ilk önemli değişiklik yapıldı.
  • Daha uyumlu ve yürütmeyi aksatmayacak hükümetlerin oluşması için zemin hazırlandı.
  • Meclis başkanlığı ile hükümet başkanlığı birbirinden ayrıldı.

NOT: Yasama ve yürütme görevlerinin TBMM’nin açıldığı zaman TBMM’ye verilmesi cumhuriyet sis-teminin oluşacağının habercisiydi.

 

C-Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

Sebepleri:

  • Halife Abdulmecit’in TBMM’nin belirlediği kurallara uymaması.
  • Halifeliğin laiklikle bağdaşmaması.
  • Halifeliğin cumhuriyet rejimi ile çelişki içinde olması
  • Halifelik makamının cumhuriyet karşıtları için sığınak haline gelmesi.
  • Halifelik makamının yapılacak inkılaplar için uygun görülmeyişi
  • İslam ülkelerinde sömürgeleri olan Avrupalı devletlerin halifeliği temsil eden Türkiye’yi kendileri için potansiyel tehdit olarak görmesi.

Halifeliğin Kaldırıldığı Gün;

  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi.
  • Şer’iyye ve Evkaf Vekaleti kaldırılarak yerine Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Diyanet İşleri Başkanlığı kuruldu.
  • Genel Kurmay Başkanlığı ve Milli Savunama Bakanlığının yetkilerini bünyesinde bulunduran Erkan-ı Harbiye Vekaleti kaldırılarak; yerine Genel Kurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı oluşturuldu. Böylece askeri yetki ile siyasi yetki bir-birinden ayrılmış oldu.
  • Osmanlı hanedanı mensuplarının yurt dışına çıkarılmasına karar verildi

NOT: 19 Aralık 1924’de komutanlık ile milletvekilliği birbirinden ayrıldı. Olağan üstü durumdan dolayı Kurtuluş Savaşı yıllarına komutanlardan bir kısmı aynı zamanda milletvekiliydi.

Açıklama: 1921 Anayasası şer’i hükümlerin yürürlüğünü TBMM’ye vermekle halifeliği yetkisiz ve sembolik duruma getirmiştir.

Halifeliğin Kaldırılmasının Önemi:

  • Laikliğe geçişin en önemli aşaması oldu.
  • Cumhuriyetin karakteri tam olarak belli oldu.
  • Ümmetçilik en önemli dayanağını kaybetti.
  • Ulusal egemenlik pekiştirildi.
  • İnkılâp süreci hızlandı
  • Dış ilişkilere yönelik soğukluk ortadan kalktı.

 

 

D- Anayasal Hareketler:

 

1921 Anayasası-Teşkilat-ı Esasiye Kanunu (20 Ocak 1921)

Teşkilat-ı Esasiyenin Yapısı

  • Gerekli görüldüğünde Kanun-ı Esasinin uygulanması uygun görülmüştür.
  • Yasama, yürütme ve yargı meclise aittir.
  • Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
  • TBMM süre dolmadan seçimleri yenileyebilir.
  • Savaşa ve barışa TBMM karar verir.
  • Şer’i hükümlerin yürürlüğünü TBMM yapar.
  • Bakanlar meclis tarafından seçilir.
  • Vekiller iki yılda bir seçilir.
  • TBMM başkanı icra vekilleri heyetinin de başkanıdır.

Teşkilat-ı Esasiyenin Özellikleri

  • Olağan üstü durum için hazırlandığından dolayı geniş kapsamlı değildir.
  • Milli Egemenliği yansıtan ilk siyasi belgedir.
  • Temel hak ve hürriyetlere yer verilmemiştir.
  • 23 madde bir ek bölümden oluşur.
  • Yeni devlete işlerlik kazandırdı.
  • Laik bir anayasa değildir.
  • Kuvvet ve yetkinin kaynağı millettir.
  • Meclisin üstünde güç yoktur.
  • En önemli değişikliğini cumhuriyetin ilanı ile gördü.
  • Yeni devletin kurulduğunu belgeledi.
  • TBMM’nin meşruluğunu tanıttı.
  • Amasya Genelgesinden itibaren oluşan ruh resmi hüviyet kazandı.
  • Meclis hükümeti sistemi benimsendi.
  • Milli egemenlik ilkesi yasallaştı.

 

Teşkilat-ı Esasiyenin Geç İlan Edilme Sebepleri

  • Kanun-ı Esasinin varlığı.
  • TBMM’nin kendisini tam olarak ispatlayamaması.
  • Yeni bir anayasanın kabulü yeni bir devletin oluştuğunu gösterir; ki bu da birliği zedeleyebilirdi.

 

1924 Anayasası (20 Nisan 1924)

Kapsamı:

  • Egemenlik milletindir.
  • Devletin şekli cumhuriyettir.
  • Devletin dini İslam, Başkenti Ankara, dili Türkçedir.
  • Yasam, yürütme ve yargı meclise aittir.
  • Kişi hürriyeti başkasının hürriyetinin başladığı yerde biter.
  • Vekiller 4 yılda bir seçilir.
  • Seçme yaşı 22; seçilme yaşı 30’dur.
  • Cumhurbaşkanı 4 yılda bir seçilir. Tekrar seçilebilir.
  • Seçme ve seçilme erkekler aittir.
  • Vatandaşlar kanun önünde eşittir.
  • Kabine sistemi geçerlidir.
  • Cumhuriyet sistemi değiştirilemez.

 

Özellikleri

  • Meclis hükümeti sistemi ile parlamenter sistem arasında bir geçiştir.
  • Türk İnkılâbının hukuki temelleri atıldı.
  • Yargı kısmen meclisin dışına alındı.
  • Kanun-ı Esasi kesin olarak yürürlükten kalktı.
  • En uzun ömürlü anayasamızdır.
  • İnkılâplar dönemi anayasası olduğundan dolayı, en fazla değişikliğe uğrayan anayasamızdır.
  • 1928’de anayasadan devletin dini İslam’dır maddesi atılarak anayasa laikleşti.
  • 1934’de kadınların seçme ve seçilme hakkı anayasaya alındı.
  • 1937’de Atatürk ilkeleri anayasaya alındı.
  • 1945’de anayasanın dili sadeleştirildi.
  • 1952’de anayasanın eski dili tekrar kabul edildi.

 

1961 Anayasası

Kapsamı

  • Kuvvetler ayrılığı prensibi benimsendi.
  • Cumhuriyet senatosu kuruldu.
  • Nispi temsil sistemi benimsendi.
  • Anayasa mahkemesi kuruldu.
  • Kişisel hak ve hürriyetler genişletildi.
  • Cumhuriyetin nitelikleri değişmez kabul edildi.
  • Sosyal hukuk devleti anlayışı benimsendi.
  • Yürütme sınırlandırıldı.
  • Cumhurbaşkanlığı sembolikleştirildi.
  • Üniversiteler, TRT, DPT ve MGK’nın durumu anayasaya alındı.
  • Anayasa Mahkemesi, Kanun Hükmünde kararname çıkarma, Yüksek Savcılar Kurulu, Yüksek Hâkimler Kurulu ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi benimsendi.
  • Meclis 450 üyeden, cumhuriyet senatosu 150 üyeden oluştu.
  • Vekiller 4 yılda bir; senatörler 6 yılda bir seçilecektir.
  • Siyasi parti hakları anayasaya alındı.

 

1961 Anayasasının Özellikleri

  • 27 Mayıs 1961 askeri darbesi sonucunda hazırlandı.
  • Yapılan darbeyi haklı gösterme eğilimindedir.
  • Siyasi iktidarın uygulamalarına karşı olduğu için bir tepki anayasasıdır.

 

1982 Anayasası

Özellikleri

  • 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonucunda hazırlanmıştır.
  • 1982’de yapılan referandum sonucunda hem anayasa hem de cumhurbaşkanı belirlendi.
  • Kişisel hak ve hürriyetler kısıtlandı.
  • Cumhuriyet senatosu kaldırıldı.
  • Millet vekili sayısı 400 olarak belirlendi. (1987’de 450’ye çıkarıldı.)
  • Milletvekili seçimlerinin 5; cumhurbaşkanlığı seçiminin 7 yılda bir yapılması kabul edildi.
  • Bir tepki anayasasıdır.
  • Yapılan darbeyi haklı gösterme eğilimindedir.
  • Yürütmeyi güçlendirmeye çalışmıştır.
  • Değişmeyecek hükümleri çoktur.
  • Cumhurbaşkanlığı sembolik olmaktan çıkarıldı.

 

TBMM’nin Yetkileri

  • Kanun koymak ve değiştirmek
  • Bakanlar kurulunu denetlemek
  • Bütçeyi görüşmek
  • Para basılmasına karar vermek
  • Savaş ve barışa karar vermek
  • Uluslararası antlaşmaları görüşmek
  • Genel ve özel af çıkarmak
  • Ölüm cezalarının uygulanmasını onaylamak
  • Süre dolmadan seçimlerin yenilenmesine karar vermek

 

E-Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri

23 Nisan 1920’de açılan ilk TBMM’de siyasi partiler yoktur. Bütün vekiller misak-ı milliyi gerçek-leştirme fikri etrafında birleşmişti. İlk anayasa hazırlanırken; mecliste tesanüt, istiklal, ıslahat ve halk zümresi gibi gruplar oluştu. Mustafa Kemal bu zor durumun aşılabilmesi için meclis de I. Grup da denilen Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Grubunu kurdu. Mustafa Kemal yapacağı işleri bu grupla beraber yapmaya çalıştı. Bu grubun karşısında olanların tümüne birden II. Grup, ya da Muhafaza-i Mukaddesat Grubu dendi.

Lozan görüşmelerinin olduğu dönemde, devletin yönetim şekli ve barıştan sonra izlenecek iç siyaset konusunda mecliste görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Bu durum karşısında meclis 1 Nisan 1923’de seçimlerin yeniden yapılarak meclisin yenilenmesin kararının alarak dağıldı.

Mustafa Kemal yeni meclis için yapılan seçimlere inkılâpçı kişilerin aday olmasını sağladı. Seçimler 23 Nisan 1923’de yapıldı ve II. Meclis 11 Ağustos 1923’de çalışmaya başladı. Lozan Antlaşmasının onaylanması, Ankara’nın başkent ilan edilmesi ve cumhuriyetin ilan edilmesi gibi bir çok iş II. Meclis tarafından yapıldı. 1923-1927 arasındaki büyük inkılâpları yaptığından dolayı II. Meclise inkılâpçı meclis de denilir.

Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Grubu 9 Eylül 1923’de Halk Fırkasına dönüştü. Mustafa Kemal, gerçekleştirmeyi düşündüğü inkılâpları parti programına koymuş ve bu partiyi her hangi bir toplumsal sınıfın değil; bütün halkın partisi yapmaya çalışmıştır. Mustafa Kemal bu şekilde inkılâpları halka mal etmek istiyordu. Halk Fırkası 1924’de Cumhuriyet Halk Fırkası; 1935’de ise Cumhuriyet Halk Partisi adını almıştır. Bu partinin başkanlığını ve cumhurbaşkanlığını 1938’e kadar Mustafa Kemal yürüttü. 1938 ile 1950 arasında İsmet İnönü CHP’nin başkanlığını yürüttü. Parti 1980’de kapatıldı.

CHP devletçilik ilkesini benimsemiş olmasından dolayı kendisinden sonra kurulan partilerden ayrılır.

 

NOT: Halkın istek ve şikâyetlerinin meclise daha iyi yansıması için çok partili hayat denendi. Fakat gerek halk buna hazır olmadığından gerekse inkılâplar tam olarak oturmadığından dolayı çok partili hayatın uygulanması sonraya bırakıldı.

NOT: 18 Ekim 1920’de Türk Komünist Partisi kuruldu. Bu partinin kuruluşunda SSCB’nin yardımını devam ettirebilmek, gizli komünist çalışmalarını kontrol altına almak, Rusya’nın baskı ve gizli girişimlerinden kurtulmak düşüncesi etkili oldu.

NOT: Tek parti sistemi hükümetin denetlenmesini güçlendirmekteydi.

 

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası

Milletvekilleri arasında saltanatın kaldırılması, halifeliğin kaldırılması ve cumhuriyetin ilanı sonucunda görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Halk Fırkası içinde en fazla karşı çıkılan konular devletçilik ve inkılâpçılık oldu. Görüş ayrılıklarının giderek artması sonucunda CHF’den ayrılan milletvekilleri ile ordudaki görevlerinden ayrılan milletvekilleri 17 Kasım 1924’de Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasını kurdular. (Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy ve Adnan Adıvar partinin ileri gelenleridir.)

TCF devletçiliğe ve inkılâpların hızlı ve köktenci olmasına karşıydı. Ekonomide liberalizmi benimsiyordu.

Partinin dini inançlara saygılı olduğunu slogan haline getirmesi eski düzeni isteyenleri bu partide topladı.

Şeyh Sait İsyanı sonucunda bakanlar kurulu kararıyla kapatıldı.

 

NOT: TCF ilk muhalefet partisidir.

NOT: Rejimin yeniliğinden dolayı bu partinin kurulması aceleciliktir.

 

Şeyh Sait İsyanı-Doğu İsyanı-Genç İsyanı

Sebepleri

  • Yenilik hareketlerinin istenmemesi.
  • Musul’u Türkiye’ye vermek istemeyen İngiltere’nin Irak ile Türkiye arasına tampon vazifesi görecek olan Kürt devleti kurdurmak istemesi.
  • Doğu Anadolu’nun yıllarca ihmal edilmiş olması.
  • TCF’ nin gericilere ümit verici tutumu
  • Toprak ağalarının yeni devleti çıkarlarına uygun bulmaması.

13 Şubat 1925’de Diyarbakır’da başlayan isyan Genç, Erzurum, Elazığ, Muş ve Bitlis’te etkili oldu. Bu bunalımlı dönemde Ali Fethi Okyar hükümeti istifa etti.

Yeni hükümeti oluşturan İsmet İnönü oluşturdu ve isyana karşı şu önlemleri aldı:

  • Bölgede sıkıyönetim ilan edildi.
  • Bölgeye ordu sevk edildi.
  • Hıyanet-i Vataniye Kanununu tamamlar nitelikte olan ve rejimin tartışılmasını yasaklayan Takrir-i Sükun Kanunu ilan edildi. (4 Mart 1925’den 2 Mart 1927’ye kadar yürürlükte kalan bu kanun inkılâpların kabul edilmesini kolaylaştırdı.)
  • İstiklal Mahkemeleri yeniden kuruldu.

İsyan 15 Nisan 1925’de tamamen bastırıldı ve suçlular cezalandırıldı.

 

Şeyh Sait İsyanının Sonuçları

  • İstiklal Mahkemeleri tekrar kuruldu.
  • Takrir-i Sükûn Kanunu çıkarıldı.
  • TCF kapatıldı.
  • İlk çok partili hayat denemesi başarısız sonuçlandı.
  • Musul meselesi İngiltere lehine sonuçlandı.
  • Devrimler konusunda dikkatli olunması gerektiği görüldü.

NOT: Bu isyan laikliğe ve devrimlere karşı oluşan ilk ciddi isyandır.

 

 

Mustafa Kemal’e Suikast Girişimi (16 Haziran 1926)

Sebepleri

  • Bazı grupların Mustafa Kemal’i ortadan kaldırarak amacına ulaşmak istemesi.
  • Rejimi değiştirmek isteyen çevrelerin düşünceleri.

Bu girişimden Giritli Şevki denilen kayıkçı sayesinde devletin haberi oldu ve suikast akim bırakıldı.

Önemi:

  • İttihatçılar tamamen tasfiye edildi.
  • Muhalifler sindirildi.
  • TCF’ nin kapatılması haklılığı daha iyi anlaşıldı.

 

Serbest Cumhuriyet Fırkası (12 Ağustos 1930)

Kurulma Sebepleri

1929’da meydana gelen dünya ekonomik bunalımının Türkiye’yi de olumsuz etkilemesinden dolayı mecliste bunalımlar meydana gelmiştir. Mustafa Kemal bu bunalımın yeni bir partinin kurulması ile aşılacağına inanmaktadır.

  • Meclise demokrasinin gereği olan çok sesliliği getirmek.
  • Ülkenin çok partili hayata hazır hale geldiğinin zannedilmesi.

Mustafa Kemal arkadaşı olan Ali Fethi Okyar’a Serbest Cumhuriyet Fırkasını kurdurmuştur. Serbest Cumhuriyet Fırkası ekonomide devletçilik yerine liberal ekonomiyi savunmuştur. Parti inkılâplar ve Mustafa Kemal’e saygılıydı.

Mustafa Kemal başkanı olduğu CHP ile SCF arasında tarafsız olacağına dair, Ali Fethi Okyar’a söz vermiştir.

Bir kaç ay sonra eski sistemi savunanların SCF’de toplanması Ali Fethi Okyar’ı kuşkulandırdığı için; Ali Fethi Okyar, 17 Kasım 1930’da SCF’yi kapattı.

 

Menemen Olayı (23 Aralık 1930)

Derviş Mehmet denilen bir isyancı “şeriat isteriz” diyerek Menemen halkını isyana çağırdı. İsyanı önlemeye çalışan asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay gericiler tarafından öldürüldü. Bölgeye gelen askeri birlikler isyanı bastırdı.

Önemi

  • Çok partili hayat için ortam oluşmadığı görüldü.
  • Rejimin yerleşmesi için daha dikkatli olunması gerektiği görüldü.
  • SCF’nin kendi kendini kapatmasının haklılığı anlaşıldı.

NOT: İnkılâpların yerleşmesi için 1945 yılına kadar bir daha çok partili hayat denenmedi.

 

Demokrat Parti (1946)

 Kuruluş Sebepleri

  • CHP’de parti içi muhalefetin artması.
  • Dünya Savaşını demokrat devletlerin kazanması.
  • Türkiye’nin çok partili hayata hazır hale gelmesi.

Demokrat Parti CHP’den ayrılan Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan öncülüğünde kuruldu.

1946 yılında yapılan seçimleri açık oy gizli tasnif esasına göre olduğundan dolayı CHP kazandı.

1950 seçimleri için gizli oy açık tasnif kabul edilince DP seçimleri ezici bir çoğunlukla kazandı ve ilk defa Türkiye’de CHP dışında başka bir parti yönetime geldi.

DP iktidarı 27 Mayıs 1960 askeri darbesine kadar devam etti.

17 Eylül 1961’de  devrin başbakanı Adnan Menderes idam edildi.

 

F-Kadınlara Siyasal Hakların Verilmesi

  • Kadınlar 3 Nisan 1930’da belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı;
  • 29 Ekim 1933’de muhtar seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı;
  • 5 Aralık 1934’de ise milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı verildi.

 

Kadınlara Siyasal Hakların Verilmesinin Önemi

  • Kadın siyasal alanda erkeğe eşit hale geldi.
  • Ulusal irade meclise tam olarak yansıdı.
  • Milli Egemenlik ve Halkçılık pekişti.
  • Türk kadını Avrupa ülkelerinde kadınlara verilmiş olan haklardan daha fazla hakka sahip oldular.

Hakkında Yorgun

Yorgun... Bir tarih öğretmeni... En iyisini bildiğini iddia etmiyor... Öğrenmeye ve bildiğini,bildiği kadarıyla öğretmeye çalışıyor...

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.